Siyez Bulguru Pilavı

Siyez Bulguru Pilavı

Son bir kaç yıldır en çok tartışılan konulardan biri GDOlu besinler. Geçtiğimiz günlerde çok bilindik bir tavuk markasının tavuklarını GDOlu yemlerle beslediğini açıklaması bu tartışmayı yeniden alevlendirdi. Firma, tavuklarını besledikleri yemlerde GDOlu soya kullandıklarını ve bu oranın %20yi geçmediğini açıkladı. Savunmaları ise GDOlu yemlerle beslenen hayvanların dokuları ve ürünlerinde GDOlu DNA ya da proteinlere rastlanmadığı yani etine geçmediğinin ispatlandığı yönünde.
Ancak henüz yetersiz olsa da yapılan araştırmalar bu iddianın aksini söylüyor. GDOlu ürünlerde bulunan bazı maddelerin endokrin (hormon) sistemini bozan kimyasallar olduğunu, bunun da gelişim bozukluklarına, doğum ile ilgili kusurlara ve kansere yol açtığını gösteriyor.
Henüz 25 yıl önce insan sağlığına ne gibi zararları olacağı araştırılmadan açlığa çare olarak piyasaya sürülmüş GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizma) hakkında ne kadar bilgimiz var?
GDO, bir canlının aslında sahip olmadığı bir özelliği insan eliyle, laboratuvar ortamında başka bir canlıdan alarak o canlıya aktarılmasıyla elde edilir. GDOlar bu şekilde böcek öldüren özelliklere sahip olur ve yabani otları öldüren tarım ilaçlarına karşı dayanıklı olurlar. Böylece sınırsızca tarım ilacı kullanımının önü açılmış olur.
Ülkemizde GDOlu ürünlerin üretimi kanunen yasaktır. Ancak GDOlu ürünler ve hayvan yemleri dışarıdan ithal edilebilmektedir. Bu yemlerle beslenen hayvanların ve özellikle tavuğun ve yumurtanın ülkemizde bolca tüketilmesi bu konuda ne kadar tehlike altında olduğumuzun göstergesidir.
En yaygın GDOlu ürünler soya, mısır, pamuk, kanola ve süttür. Ülkemizde üretimi yok demiştik ancak dolaylı yoldan GDOlu besinler soframıza kadar geliyor. GDOlu soya hayvan yemlerinde, sucuk, salam, sosis gibi et ürünlerinde, hazır çorbalarda, süt tozunda, et suyu tabletlerde; GDOlu mısır ise yine hayvan yemlerinde, nişasta bazlı şeker (glikoz/fruktoz şurupları) ile şekerli içeceklerden, bebek mamalarına kadar geniş bir kısımda kullanılıyor.
 
Gördüğünüz gibi GDOdan kaçış yok! Yoksa var mı? Tamamen yerel üreticilerden yapılan alış verişler, marketten alınan ürünlerde iyi etiket okunması ile hazır paketli besinlerin tüketilmeyerek mümkün mertebe GDOlu besinlerden kaçmak mümkün. Ancak sadece tavukta da değil büyük ve küçük baş hayvancılıkta kullanılan yemlerde bulunan GDOlu mısır ve soya yüzünden et tüketimi konusu da oldukça kafa karıştırıcı. Bu yüzden oldukça dikkat edilmeli.
Bileniniz elbet vardır ancak ülkemizde Kastamonu’da yetişen 10000 yıldır genetiği değişmemiş lezzetli ve sağlıklı siyez bulgurumuz var. Glisemik indeksi oldukça düşük ve besin değeri oldukça yüksek. Diyabetliler için çok uygun. Biraz sert olduğundan normal bulgura göre biraz daha fazla su kaldırıyor. Lezzeti ise normal bulgura kat be kat lezzetli. Bulguru kullandığınız tüm yemeklerde kullanabilirsiniz. Size tavsiyem pilavını muhakkak denemeniz.

 

Siyez Bulguru Pilavı

 

Siyez Bulguru Pilavı
Malzemeler:
1 su bardağı siyez bulguru
2 su bardağı sıcak su
Yarım çay bardağı sıvı yağ
1 çorba kaşığı tereyeğ
1 adet soğan
3 adet yeşil biber
2 adet domates
1 çorba kaşığı biber salçası
Tuz
Yapılışı:
Soğanı yemeklik doğrayın, sıvı yağ ve tereyağda yumuşayana kadar kavurun. Çekirdeklerini çıkardığınız biberleri ince ince doğrayın, salça ile birlikte soğanlara ekleyin. Bulguru da ekledikten sonra bulgurlar sertleşip, rengi değişmeye başlayınca kabuklarını soyup küp küp doğradığınız domatesleri, tuzu ve sıcak suyu ekleyerek ocağın en küçük gözünde ve en kısık ateşte suyunu iyice çekene kadar pişirin. Piştikten sonra demlendirip servis yapın.

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

2 thoughts on “Siyez Bulguru Pilavı

  • 22 Ekim 2015 at 10:31
    Permalink

    Artık öyle bir dönemdeyiz ki neye elimizi atsak GDO karşımıza çıkıyor. Ne ete, ne süte, ne yumurtaya, ne de sebzelere güven kalmadı. Ne yiyip içeceğiz diye düşünüyor insan. Bu sırada da normal bir şekilde bu ürünleri tüketmeye devam ediyoruz tabii ki. Güven kalmadığı için organik denene bile elimizi süremiyoruz. Dediğiniz gibi ben tavuk alayım yetiştireyim, aman ona imkan yok uzak köylerden getireyim desek de yine o hayvanlara yedirilen yemlerle giriyor evlerimize GDO. bizlerin yapacağı tek şey protesto etmek, kullanımının yasaklanmasını sağlamak, üreticiye baskı yapmak ama bu sen benle olacak iş değil, ki toplumumuz maalesef vur ensesine al ekmeğini tipinden olduğu için, nelere göz yumduğu, sinesine çekmek zorunda kaldığı için GDO’lar, tarım ilaçları daha çok bizlerle olacak gibi. Maalesef Avrupalı’nın Amerikalı’nın elini sürmediği, zararını anlayıp vazgeçtiği yöntemler yeni yeni bizim ülkemizde keşfedilip kullanılmaya başlanıyor. Bizde gelişmiş ülkeleri örnek almak sadece elektronikte geçerli gibi.
    Çok yazdım 🙂 Kusura bakmayın. GDO diyince döküldü bütün düşüncelerim.
    Ben Kastamonuluyum. Bulgur bizde çok tüketilir. Ama bu özelliğini bilmiyordum. Pilav nefis görünüyor. Böyle domatesli biberli severiz biz de. Daha sık tüketmek lazım tabi. Ellerinize sağlık.

    Reply
  • Pingback: Kuru Cacık | Yemekçinin Mekanı

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: