Şeker İçeren Besinler Nelerdir?

KARBONHİDRAT İÇEREN BESİNLER

Karbonhidrat nedir sorusunun cevabını ilk yazımda vermeye çalışmıştım. Şimdi ise hangi besinler karbonhidrat içerir ona bakalım. Karbonhidratlar enerji ihtiyacımızın karşılanmasında birincil önceliği olan maddelerdir. Ardından yağlar ve en son olarak protein gelir. Tüm hücresel faaliyetlerin gerçekleşmesi için karbonhidrata (şeker) ihtiyaç vardır. Ancak daha öncede bahsettiğim gibi günlük beslenme alışkanlığımız olarak aşırı miktarda şeker tüketiyoruz. Bunun fazlasının vücudumuz için zararlı olduğunu biliyoruz artık. Son zamanlarda uzmanlar şekerin ne kadar tehlikeli olduğundan bahsediyorlar. Okul kantinlerine çeşitli yasaklar getirildi Sağlık Bakanlığı tarafından. Hazır paketli gıdalar, içeriğinde glikoz/fruktoz şurubu katılmış gıdalar sardı dört bir yanımızı. Yediğimiz besinlerin içeriğindeki şeker miktarını bir kenara bırakırsak, bu nişasta bazlı şeker bir hayli yer aldı mutfaklarımızda. Bilerek ya da bilmeyerek aşırı şekilde tükettiğimiz bu şeker bizi hasta ediyor.

Karbonhidrat,yağ ve proteinler vücut için gerekli üç temel maddedir. Dengeli bir beslenme ile her üçünden de yeteri kadar alınmalıdır. Yalnız proteinler tüm hücre ve dokularda en fazla miktarda bulunan maddedir. Vücudumuzu oluşturan en önemli ve temel ana maddeler olmasının yanında çok sayıda hayati görevi vardır. Hayatta kalmamız için olmazsa olmaz proteinler ise yağlar olmadan görevlerini yerine getiremezler. Proteinler ve yağlar birlikte ve dengeli olarak alınırsa ancak işlevlerini yerine getirebilirler.

Karbonhidratlar basit ve kompleks olarak iki gruba ayrılır. Basit şekerler hemen kana karışırken, kompleks şekerlerin hücreler tarafından kullanılabilmesi için basit şekere dönüştürülmesi gerekir. Sebzeler ve tahıllardaki karbonhidratlar komplekstir ve lifli yapılarıyla sindirim sisteminde daha fazla kaldıklarından daha sağlıklıdırlar. Bu yüzden bunlara iyi karbonhidrat da denir. Ancak şu noktada belirtmeliyim ki bunlar her ne kadar iyi karbonhidratlar olarak anılsa da sindirilerek basit şekere dönüştürülür, kana karışırlar ve kan şekerini yükseltirler. Yani iyi karbonhidrat diyerek aşırı tüketilen tüm şekerler diyabet, obezite, kalp ve damar hastalıkları, karaciğer ve pankreas yağlanması ile kansere sebep olduğu son araştırmalarda gösterilmektedir. Fasulye, mercimek, nohut, börülce, bakla, bezelye, yer fıstığı gibi baklagiller; mısır, pirinç, buğday, arpa, yulaf, çavdar, karabuğday, kinoa gibi tahıllar; patates, soğan, havuç, pancar gibi sebzeler ve tüm meyvelerde kompleks karbonhidratlar bulunur. Ayrıca bu besinler vücut için gerekli olan protein, vitamin ve mineralleri içermektedir.

Karbonhidrat içeren tüm besinler kan şekerini, dolayısıyla pankreastan salgılanan  insülin hormonunu aynı derecede yükseltmez. Bunun için Glisemik İndeks (Gİ) ten bahsetmek yerinde olur. Glisemik İndeks karbonhidratların kana geçtiğinde, şekerini yükseltme hızını gösterir. gösterir. Glisemik İndeks, herhangi bir yiyeceğin içinde bulunan karbonhidrat miktarına göre hesaplanır. Düşük glisemik indeksli besinler kan şekerini yavaş yavaş arttırırken; yüksek glisemik indeksli besinler kan şekerini hızlıca arttırmaktadır. Bunun sonucunda şekeri düşürmek için insülin devreye girecek ve aniden kan şekeri düşecektir. Yeni beslenmiş olmamıza rağmen yüksek glisemik indeksli besinler bizi daha çok acıktıracak, yine tatlı ve şeker içeren besinlere yönelmemizi sağlayacaktır. Vücut için gerekli olan şekerden fazlası yağ olarak depo edilecek ve bu kilo almamızı sağlayarak, çeşitli hastalıklara sebep olacaktır.

Besinler düşük, orta ve yüksek glisemik indeksli olmak üzere üçe ayrılırlar. Besinlerin glisemik indeksleri pişirme şekli, olgunluk derecesi, saklama koşulları ve işlemden geçip geçmediğine göre değişebilir. Örneğin çiğ havucun glisemik indeksi 40 iken; haşlandığı vakit 70 e çıkmaktadır. Lahananın çiğ iken Gİ değeri 15 iken, haşlanınca 40 a çıkmaktadır. Gİ besinlerin 50 gramının kan şekerini yükseltme hızına bakılarak değerlendirilir. Toz şekerin 50 gramı hızlı bir şekilde kan şekerini yükselttiğinden glisemik indeksi 100 olarak hesaplanmıştır.

Yüksek Gİ: 100-70

Orta Gİ: 70-50

Düşük Gİ: 0-50 

 İşlenmiş hazır yiyecekler, öğütülüp un haline getirilmiş tahıllar, rafine gıdaların glisemik indeksi 100 olarak hesaplanmıştır.

Düşük glisemik indeksli karbonhidratlar ve glisemik indeksi sıfır olan yağ ve proteinlerin tüketilmesi ile besinlerin normal sindirim süresi olan 3-4 saat boyunca acıkma hissi oluşmamaktadır. Acıkma hissi oluşmadığından sık sık yemek yeme olayı ortadan kalkar. Aşırı şekerli beslenmeden dolayı karaciğer ve iç organların etrafında biriken yağlardan dolayı bel çevresi kalınlaşmış olan kişilerde yağların yakılması hızlanır. İnsülinimiz dengede olduğundan kendimizi yorgun ve bitkin hissetmeyiz. Tansiyon düzelir, kan yağları normale döner, bağırsaklar düzgün çalışmaya başlar. Şeker hastalığının gelişmesi engellenir. Bağışıklık sistemimiz güçlenir ve hastalıklarla dayanıklılığımız artar.

Sağlıklı yaşamak ve eğer hasta isek sağlığımızı geri kazanmak için yiyeceklerin Gİ değerlerini bilerek, düşük glisemik indeksli besinleri bilinçli olarak tüketmemiz gerekmektedir. Ancak öğünlerimiz büyük porsiyonlar halinde olmamalı. Her  ne kadar sağlıklı besinlerle besleniyor olsak da düşük glisemik indeksli besinler çok miktarda tüketildiklerinde glisemik yükleri artacaktır.

Kararında ve dengeli beslenmek bizim için bir hayat felsefesi haline gelmeli.

Şeker Nedir yazısı için tıklayınız.

Şekersiz tarifler için tıklayınız.

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Şeker İçeren Besinler Nelerdir?” için bir yorum

Görüşleriniz benim için oldukça değerli.

%d blogcu bunu beğendi: