Pizza…

Geçenlerde atıştırmalık birşeyler hazırlayayım dedim kendime evde otururken. Evdeyken sürekli ne yesem ne yesem diye düşünüyorum. Çok fena 🙂 Öyle ha deyincede aklına birey gelmiyor ki insanın! Hemen tarfi defterimi açtım, sayfaları çevirip kendime uygun birşeyler bakındım. Yok o olmaz, bu olmaz, bununla çok uğraşırım, aa bunun bu malzemesi yok derken; en sonunda pizza tarfinde karar kıldım. Genellikle tarif defterimdeki tariflerin yanına nereden ve kimden aldığımı yazarım. Ama bu tarifi nereden aldığımı yazmamışım.

Nihayetinde hamuru yoğurup pizzamı yaptım. Yerkende benden mutlu insan yoktu sanırım:) Hem az malmeli, hem lezzetli hemde pratik bu pizzayı daha sık yapmaya kendi kendime söz verdim sonrasındada.

Yalnız bir ayrıntıyı söylemeden geçemeyeceğim. Benim fırın tepsim bu tarif için büyük geldi. Verdiğim ölçünün iki katını yaparsanız büyük fırın tepsisine göre olacak. Ben bu ölçüyle yaptım ve 32 cm lik borcam tepsime koydum biraz kalın oldu. Biraz daha ince seviyorum hamurunu ben. Mini fırın tepsisine tam geleceğini düşünüyorum. Şimdi tarife geçelim…

Malzemeler:
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağından 1 parmak az sıvıyağ
  • 1 yemek kaşığı tuz
  • 1 paket instant maya
  • 1 çorba kaşığı şeker
  • Aldığı kadar un (4 su bardağı kadar koydum ben)

Üzeri için:

  • 1 yemek kaşığı salça
  • Kaşar peyniri
  • Salam, sucuk, sosis, zeytin, mısır…
  • Kekik

Yapılışı:
Mayayı süte karıştırıp 10 dakika kabartıyoruz. Ardından tüm malzemeyi karıştırıyoruz. Çok yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Bu hamuru tepsiye iyice yaydırıyoruz. Ortasından biraz bastıroyuz ki kenarlar biraz daha kabarık kalsın. Hamurun üzerine sulandırdığımız salça – kekik karışımından sürüyoruz. Rendelediğimiz kaşarı her yerine gezidiriyoruz. Üzerine istediğimiz malzemeyi dizdikten sonra 200 derece fırında yarım saat kadar pişiriyoruz.
AFİYET OLSUN:)
NOT: Canım arkadaşım, sevgi kelebeğim canım Pepelam beni mimlemiş. Kendisine çok teşekkür ediyorum. İnternette yemekteyiz konusunda harika sofralar çıkacağına eminim. İnşallah layıkıyla yerine getirebilirim. Hem ilk mim hem de canım Pepelam tarafından mimlenmek beni çok heyecanladırdı. Hadi bakalım Yemekçi iş başına 🙂

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: