Pazı Sarması

Yeniden merhaba,
Uzun zamandır kurabiye tarifi okumaktan sıkıldığınızı varsayarak, önce çorba ardındanda bir sarma tarifi vereyim dedim.
Keza arkadaşlarım birazda yemek tarifi ver canım sitemleri ettiler. Haklılarda… Kek, kurabiye derken unuttuk yemek tariflerini. Az daha vermezsem bloğumun formatı değişecek :))
Aslında yemek tariflerinin sayısının az olmasının bazı sebepleri var. Öncelikli olarak fotoğrafları gece çektiğimden, çekilen fotoğrafların kötü olması. İkincisi ise eve gelip bir koşturmaca arasında yemekleri yapıp fotoğraf çekmeye fırsatım olmadan sofraya konması.
İşte bu nedenlerden dolayı bu tariflerimin sayısı az. Koşturmaca arasında çekilen fotoğraflara bakmak önce benim hoşuma gitmiyor ki size nasıl layık göreyim.
Pazı sarmasının en zahmetli tarafı aynı ıspanak gibi yıkaması. Her hafta ya pazı ya ıspanak yıkmaktan içime fenalıklar geliyor 🙂 İşte sevince katlanıyor insan her türlü zorluğa:)
Malzemeler:
Bir demet pazı (yaklaşık 1 kg)
2 adet kuru soğan
1 su bardağı pirinç
2 yemek kaşığı salça
Yarım çay bardağı sıvıyağ
Tuz
Karabiber
Nane
Yapılışı:
Soğanları ince ince kıyıp, sıvıyağda kavurun. Salçayı, pirinci, tuz ve baharatları ekleyerek iyice kavurun. Bir diğer yanda pazı yapraklarını iyice yıkayın ve saplarını koparın. Genişçe bir tencerede su kaynatın. Yıkadığınız pazı yapraklarını önce kaynar suda 15-20 saniye bekletin, ardından soğuk suya batırarak kenara alın. Pazıları kaynar suda fazla bekletmeyin ki dağılmasın. Yumuşattığınız pazıların üzerine  damarlı kısımları içe gelecek şekilde 1 tatlı kaşığı kadar harç koyup sarın. Sardığınız pazıları tencereye dizin. 1 çorba kaşığı salçayı sıcak suda eritin ve sarmalara üzerini geçecek kadar su ekleyin ve biraz sıvıyağ gezdirin. Sarmaların üzerine bir porselen kapak kapatıp kısık ateşte pişirin. Sarmaların suyunu kontrol edin, az gelirse su ekleyin.
AFİYET OLSUN 🙂

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Pazı Sarması” için 10 yorum

  • 27 Mart 2012 tarihinde, saat 18:16
    Permalink

    oy oy oyyy ooyyy 🙂 süper görünüyor.. ellerine sağlık canım.. ben de yapıcam da bakalım artık ne zamana.. bu şahane görüntüden sonra çok da beklemeyecek gibiyim 🙂 öpüyorum tatlım.. sevgiler…

    Yanıtla
  • 27 Mart 2012 tarihinde, saat 21:18
    Permalink

    Nazlı’cım en sevdiğim sarmadır elleri
    ne sağlık sevgiler.

    Yanıtla
  • 29 Mart 2012 tarihinde, saat 20:44
    Permalink

    Hep methini duyarımda hiç yapmalara kalkışmadım pazı sarmasını .Nedeni ise sanki bana içi pişene kadar pazılar eriyecekmiş gibi geliyor.Bak seninkiler ne güzel görünüyorlar. demek ki erimiyorlar canım yapacağım ben de zaten kavurmasını ailecek çok severiz .Ellerine sağlık.

    Yanıtla
  • 30 Mart 2012 tarihinde, saat 12:23
    Permalink

    Çok süper görünüyor ellerine sağlık canım sevgiler..

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: