Muzlu Süt Nasıl Yapılır?

Muzlu Süt

Çocukluğumda komşudan taze taze alınmış sütü içerdik biz hep. Gözümüzün önünde sağılırdı inekler. Ahırın pis koktuğunu söylerdik ama yine de girmek çok hoşumuza giderdi. Komşumuz, süt sattığı komşularına tabir-i caizse yamuk yapmayı hiç düşünmez; eğer inekleri hasta ve antibiyotik kullanmak zorundaysa o sütü asla satmazdı. Süte su katmak akıllarına bile gelmezdi.

Böyle büyüdük biz. Şimdi içinde ne olduğunu bilmediğim sokak sütünü almaya elim varmıyor. Günlük pastörize süt alıyorum sadece. Yalnız o sıcacık sağılmış mis kokulu sütleri çok özlüyorum. Böylesini bulabilen insanlara da özeniyorum. Eğer ki siz bulabiliyorsanız kıymetini bilin derim.

Çeşitli meyvelerle anneciğim bize sütler hazırlardı ama bizim favorimiz muzlu sütlerdi. Çarşamba pazarını bekler eğer maddi olarak uygunsak alınan muzların bir kısmını süte karıştırır, içirirdi bize.

Muz o zamanlar şimdikinden daha mı pahalıydı yoksa daha mı azdı da her zaman herkesin evine muz girmezdi bilmiyorum. Hele ki beslenme çantasına asla konulmayacak meyvelerdendi muz. Bulan var bulamayan vardı, özenmesindi çocuklar.

Böyle güzel günlerdi o günler. Özlememek elde değil.

Muzlu Süt

 

Malzemeler:

Yarım litre süt

1 adet olgunlaşmış orta boy muz

Yapılışı:

Muzu elinizle bir kaç parçaya bölüp blendıra koyun, üzerine sütün tamamını ekleyin ve iyice karışana kadar çırpın. Sıcak veya soğuk servis edebilirsiniz. İsterseniz bir tatlı kaşığı bal ekleyerek tatlandırın.

AFİYET OLSUN:)

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Görüşleriniz benim için oldukça değerli.

%d blogcu bunu beğendi: