Mısır Unu Helvası

Mısır Unlu Helva

Helva illa beyaz unla, irmikle yapılacak diye bir şey yok ya! Mısır unuyla yapılanın da kesinlikle irmik helvasından farkı yok. Söylemeseniz çok nadir insan anlar bunu. Kokusuyla tadıyla dört dörtlük bir helva oldu bu.

Bu tarif için tabii ki sağlıklı diyemeyeceğim. Şekerli şerbeti ve bol fruktozlu mısır unu ile bu helvanın sağlıklı olduğunu kim söyleyebilir? Bu tarifi çölyak hastaları için hazırladım. Çölyak ile Yaşam Derneğinin gluten içermeyen güvenilir yiyecekler listesini kontrol ettim ve bu helvanın çölyak hastaları tarafından tüketilebileceğini gördükten sonra yayınlamaya karar verdim. Bu tarz tarifleri yayınlamak gerçekten çok zor benim için. İşin uzmanı değilim, bunlar sadece benim önerilerim. En doğru bilgiyi tabii ki doktorunuz söyleyecektir.

Mısır Unlu Helva 3

Helvaları ben genellikle tereyağ ve sıvı yağ ile karışık yaparım ancak bu tarifte bir değişiklik yaparak sadece fındık yağı kullandım. Siz isterseniz yarı yarıya katı yağ ve sıvı yağ ile de hazırlayabilirsiniz. Şerbetini ayrıca kaynatmıyorum ben; şekeri ılık suda eritiyorum sadece. Bu annemin yöntemidir ve şerbeti kaynatma, soğutma, kıvamını tutturma sorunlarından bizi kurtarmış olur.

 

Mısır Unlu Helva 2

Malzemeler:

3/4 küçük çay bardağı fındık yağı

1 su bardağı+2 çorba kaşığı mısır unu

Şerbeti için:

1 su bardağından bir parmak eksik şeker şeker

1,5 su bardağı ılık su

Yapılışı:

Şekeri suda karıştırarak eritin ve kenarda bekletin.

Bir tencereye fındık yağını koyun ve mısır ununu ekleyerek orta ateşte karıştırmaya başlayın. Sürekli karıştırarak mısır ununun renginin dönmesini bekleyin. Rengi açık kahverengi olup kokusu çıkmaya başlayınca ocağın altını kısın, üzerine yavaş yavaş şerbeti ekleyin ve bir yandan karıştırın. Şerbetini çekene kadar kısık ateşte karıştırmaya devam edin ve altını kapatın. İlk sıcaklığı gittikten sonra ılıkken servis edin.

AFİYET OLSUN 🙂

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: