Memleketten Gelsin

Merhaba canlar,
Yukarıda gördüğünüz lezzetler, dün Memleketten Gelsin kolisinin içinden çıktılar.
Paketleri aaa bu da varmış, aaa baksana bu ne kadar değişikmiş bundan daha önce hiç yememiştim diye diye açtım 🙂 
Akşam yemeğinde dayanamayıp zahteri, sabah kahvaltısında acıkayı denedim ve müthiş lezzetine kefilim.
Birazdan da Türk kahvesi sevmeyip, sadece damla sakızlı olarak içebilen ben vanilyalı kahveyi yapmayı düşünüyorum 🙂

Memleketten Gelsin 5 yıldır yöresinden lezzetleri en taze ve en güvenilir şekilde bizlere sunuyor. 
Ürünlerinin arasında neler yok ki! Tatlılar, şarküteri ürünleri, peynirler, zeytinler, baharatlar, organik ürünler, yöresel içecekler ve hatta ofiste atıştırmalıkları bile mevcut. 
Ne söylersem söyleyeyim siteyi anlatmakta eksik kalacağım o yüzden siz yediklerinizin, içtiklerinizin gerçek memleketinden gelmesini istiyorsanız www.memlekettengelsin.com adresini ziyaret edin.

 Balıkesir’ in zeytini de zeytinyağı da muhteşemdir. Bilenler bilir, bilmeyenler de kaçırmasın denesin derim.
İzmir’ den vanilyalı Türk Kahvesi. İlk kez deneyeceğim.

İşte buna bayıldım 🙂 Hatay’ dan zahter. Ekmeğimi bir zeytinyağına bir zahtere batırıyorum bundan böyle.

Yine daha önce hiç tatmadığım bir lezzet, Uşak tarhanası. Koliyi açınca ilk burnuma çarpan müthiş bir kokusu var. 
Çorum leblebisini kim sevmez.

İşte tadını merak ettiğim bir güzellik daha, damla sakızı reçeli.

Kahvaltıda illaki ekmeğime sürecek birşeyler bulunmalı. Düzce’ den acıka tam ağzıma layık.

İstanbul’ dan gelen kurutulmuş domates. Paketi açar açmaz kendisiyle ilgili bir çok plan belirdi kafamda. Bugün bir tanesini uygulamayı düşünüyorum. Tabi önce eksikler için alış verişe gitmeli 🙂
Sizde bu güzel lezzetlerden tatmak istiyorsanız Memleketten Gelsin‘ in web sitesini ziyaret edin.
Bir de ufak bir tiyo vereyim dostlarım, çok yakında size ufak bir sürprizimiz olabilir, takipte kalınız 🙂
Kocaman sevgiler.

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Görüşleriniz benim için oldukça değerli.

%d blogcu bunu beğendi: