Korkmaç…

Canlarım ismini hiç duymadığınız birşey olduğunu biliyorum korkmaçın. Göçmen olan arkadaşlar bilebilir. Bizim evde sıklıkla yapılan bir kahvaltılıktır bu. Böyle mayhoş, ekşili bir tadı vardır sevenler için. Aslında bunun esası toprak kaplarda yapılmasıdır. Ama artık o tarz çömlek kullanan var mıdır bilmiyorum ama varsa muhakkak toprak çömleklerde yapsınlar.
Geçenlerde durup dururken aklıma geldi, unutmuş gitmişim. Memleketten ayrı olunca lezzetlerde mi unutuluyor anlamadım ki:) Yoksa ben mi çok unutkanım onca işin gücün arasında:) Hemen annemi aradım nasıl yapıyordun diye. Tabiki her zaman ki gibi annemin tarif verişi biraz ondan biraz bundan şeklindeydi. Herşey el göz kararı annemin:) Tarif almak ne mümkün… Neyse orta yolu bulduk. Peynirden bu kadar lordan bu kadar koyuyorum muhabbetlerinden sonra, bir umut beklemeye koyuldum acaba nasıl oldu diye:) Ana kızın göz kararı tarifi annemin yaptığını aratmayacak şekildeydi yani güzeldi. Zaten yemek yaparken ki kıstasım annemin yemekleri… Eğer anneminkine yakın bir tadı yoksa yok kızım sen bu işi beceremedin diyorum kendime:)
Neyse fazla lafı uzatmadan tarife geçeyim. İşten geldim ve çok açım :))
Malzemeler:
750 gr beyaz peynir
500 gr ekşimik (lor)
5-6 adet yeşil biber
1 su bardağından biraz az süt
Tuz
Yapılışı:
Biberlerin çekirdeklerini çıkarın ve birkaç parçaya bölün. Peynirleri fazla küçük olmamak kaydıyla parçalayın. Sonra tüm malzemeyi harmanlayıp kavanoza koyun. Buzdolabına ağzı bir gün açık kalacak şekilde koyun. Ertesi gün ağznı kapatın. 1 hafta içerisinde yemeye hazır hale gelir.
AFİYET OLSUN:)

Not: Tarifimi Hobidünyam kahvaltı lezzetleri etkinliği için Sevgili Fatoş‘a gönderiyorum.

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Korkmaç…” için 21 yorum

  • 21 Eylül 2010 tarihinde, saat 23:07
    Permalink

    arkadaşım ellerine sağlık.cidden değişik bir lezzet olmuş.ben yerim ban uyar bu lezzet.sevgiler.uğrarım yine…

    Yanıtla
  • 22 Eylül 2010 tarihinde, saat 00:54
    Permalink

    ben biliyorum :)) evet göçmen arkadaşımdan dolayı ama gerçektende kahvaltıda harika oluyor :9
    ellerinize sağlık
    sevgiler..

    Yanıtla
  • 22 Eylül 2010 tarihinde, saat 09:08
    Permalink

    ismini bilmiyorum ama daha önce bunubir arkadaşımda görmüştüm ,isminide öğrenmiş oldum sayende
    ellerine sağlık …

    Yanıtla
  • 22 Eylül 2010 tarihinde, saat 09:18
    Permalink

    Çok değişik bir tarifmiş,bende ilk kez gördüm..
    afiyet olsun..

    Sevgiler..

    pelince.com

    Yanıtla
  • 22 Eylül 2010 tarihinde, saat 09:29
    Permalink

    Hiç duymamıştım gerçekten sevgili adaşım. Elinize sağlık.
    sevgiler

    Yanıtla
  • 22 Eylül 2010 tarihinde, saat 19:54
    Permalink

    biberleri biraz kavurup, lor peyniri koyup, birazda lorla harmanlayıp kavuruyorum..benzeri bişey oluyor benim yaptığımda..senin tarifini de deniyim..

    Yanıtla
  • 22 Eylül 2010 tarihinde, saat 20:11
    Permalink

    @Anneanneminemekler evet canım ismi çok değişik 🙂

    @Limon çiçekleri teşekkür ederim canım:)

    @Minticiğim herzaman beklerim ne demek:) Teşekkür ederim.

    @Fatoşçuğum sağol canım..

    @Arzucuğum hoşgeldin sefalar getirdin..

    @Yemekbiraşk bilmene çok sevindim gerçekten:) Teşekkürler.

    @Yeşimciğim sağol canım. Ne mutlu bana.

    @Pelince teşekkür ediyorum.

    @Sevgili adaşım nette nasıl tarfiler görüyorum ki hepsine ayrı ayrı şaşırıyorum. O kadar güzel tariflerimiz varki unutulmasa paylaşılsa keşke…

    @Handeciğim teşekkür ederim..

    @Adsız arkadaşım evet aynısını bende yapıyorum ama bu daha farklı. Turşu gibi bekletiyoruz bunu. Denemeye değer bence 🙂

    Yanıtla
  • 23 Eylül 2010 tarihinde, saat 14:25
    Permalink

    Hobidünyam Woman Forum tarafından düzenlenen yemek etkinlikliklerinin 6.sı “KAHVALTILIKLAR” Etkinliğine ben http://fatosla-lezzetli-tarifler.blogspot.com
    ev sahibeliği yapacağım 22 EYLÜL _15 EKİM tarihleri arasında düzenlenen etkinliğimize katılmak için kahvaltılık yiyecekler yapıp resmiyle birlikte tarifinizi blogunuzda yayınlayıp bana haber bırakmanız yeterli olacak bloğu olmayan arkadaşlar da fatos.ozturk@hotmail.com.tr adresine mail atarak isimlerini de belirterek katılabilirler hepinizi bekliyorum :)Ayrıca bu davetiyeyi ulaştırabildiğim,ulaştıramadığım herkes etkinliğimize davetlidir.Davetiyeyi ulaştıramadığım arkadaşlarım lütfen şimdiden kusuruma bakmasınlar…

    GÜZEL PAYLAŞIMLARLA BULUŞMAK ÜZERE…

    NOT:hobidünyam etkinliklerine ev sahibeliği yapmak isteyenler
    http://papatya68.blogspot.com/
    adresine başvurabilirler…

    Yanıtla
  • 24 Eylül 2010 tarihinde, saat 00:16
    Permalink

    Ne aklıma geldi biliyor musun Naz’ım..
    Lise dönemindeyiz.Haftasonlarında da en yakın arkadaşlarımızla birlikte olurduk mutlaka.Genelde bizde kalırdık,o kadar güzel,o kadar eğlenceli geçerdi ki,her saniyesi içime işlemiş,çok net hatırlıyorum..
    Bir gün yine hep beraber,pazar kahvaltısındayız / ya da brunch’ı diyelim 🙂
    Anneannem de bizdeydi,korkmaç yapmıştı,nasıl yedik nasıl var ya.
    Öyle tatlı gelirdi ki.
    Arkadaşlarım hep sorarlardı teyzemiz bize yine yapacak mı diye 🙂
    Harika görünüyor,hepsinden güzeli anılarımı tazelemesi oldu.
    Ellerine,gönlüne sağlık gülüm! :*

    Yanıtla
  • 24 Eylül 2010 tarihinde, saat 17:59
    Permalink

    Gökkuşağının Rengi hoşgeldiniz. Teşekkür ediyorum değerli yorumunuz için.

    Pepela’m canımın içi… O arkadaşlarda kalma merasimleri bizde de hep yaşanırdı. Dediğin gibi en çokta bizde kalınırdı 🙂 Ne kadar güzel anılar değil mi? Bir tat bir koku onları nasılda hatırlatıyor… Ne mutlu bana ki sana bir nebzede olsa bunu yaşatabilmişim.

    Yanıtla
  • 25 Eylül 2010 tarihinde, saat 22:20
    Permalink

    Selam:))
    Annanem de yapardı bundan sanıyorum çocukluğumuzda ,ama çok uzun zamandır yemedim hatırlattığın için ayrıca teşekkürler…
    Neden 1 gün ağzı açık bekletiliyorki onu merak ettim ben??

    Yanıtla
  • 25 Eylül 2010 tarihinde, saat 23:29
    Permalink

    selam canım bende ismini ilk kez duydum değişik geldi
    anneciğim de toprak çömlek veya cam kavanoza yapardı ama sadece yeşil taze biberlerle koyun yoğurdundan yapardı bir müddet beklettikten sonra kahvaltıda yerken tadına doyamazdık beimde şimdi canım çekti ooofff yaaa:))
    biberi bulsam koyun yoğurdu bulamam oooff offf

    Yanıtla
  • 26 Eylül 2010 tarihinde, saat 02:30
    Permalink

    Kızısı heski tatları yaşatma çaban için teşekkürler ellerine sağlık öptüm Annen

    Yanıtla
  • 26 Eylül 2010 tarihinde, saat 17:46
    Permalink

    Özgürcüğüm hoşgeldin 🙂 Tatlım mayalanma olunca gaz açığa çıkıyor kapak kapatılınca gaz sıkışır o yuzden kapagını bir gece açık bekletiyoruz…

    Papatyam kıyamam.Haklısın canım biri varsa biri yok. Eldekilerle yetiniyoruz…

    Anneciğim:)) Çok teşekkür ederim. Sayende annem sayende. Sen söylemesen ben nereden bileceğim ki..
    Öpüyorum en kocamanından…

    Yanıtla
  • 23 Haziran 2011 tarihinde, saat 14:01
    Permalink

    sizi yeni keşfettim oturdum bütün sayfanızı baştan sona okuyorum kapama ciğer bide üstüne bunu görünce ağzımın suyu resmen damladı1 hafta sonra edirnedeyim anneme kesin yaptırıcam hatta şimdi yorumu yazıp arıyorum ben gidene kadar olsun diye hemen hazırlasın sevgiler
    sibel

    Yanıtla

Görüşleriniz benim için oldukça değerli.

%d blogcu bunu beğendi: