Kereviz Salatası

yoğurtlu kereviz salatası

 

Kereviz pek sevilmez değil mi? Bence kerevizin adı çıkmış bir kere. Daha tadını bile bilmeyen birisi kereviz için ağzıma bile sürmem diyebiliyor.

Şöyle bol sarımsaklı yoğurt ve cevizle yapılmış bu kereviz salatasını yemiş olsa o sevmem diyen kişi, bakalım bir daha ağzıma sürmem diyebiliyor mu?

Düşük glisemik indeksiyle karaciğerin, bol lif içeriğiyle sindirim sitemi dostudur kereviz. Kalsiyum, demir ve magnezyumca zengindir. Ayrıca  A, C, E, K, B1,B2 ve B6 vitamini de içerir. Su-tuz metabolizmasını düzenleyerek tansiyonu dengeler. Sindirim sitemi sorunlarına iyi gelir; rahatlatıcıdır, uykusuzluk ve strese iyi gelir; anti alerjik özelliği vardır. Toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur. Bağışıklığı güçlendirir, karaciğere faydalıdır. Yağ yakıcı özelliği vardır ve daha bir çok faydası.

Bu kadar fazla faydası olan kerevize mutfaklarımızda hak ettiği değeri vermenin zamanı gelmedi mi?

Kereviz ve dahası tüm sebzeler beslenmemizde hak ettiği yeri bulduğu zaman bir çok hastalık yakınımızdan bile geçmeyecek.

Kerevizin kökü, yaprakları ve sapları çok faydalıdır. Aldığınız kerevizi bütünüyle değerlendirin. Kökünden bu salatayı yaparken, sapları ve yapraklarını çorbalara ve salatalara kullanabilirsiniz.

kereviz salatası

Malzemeler:

1 adet küçük boy kereviz kökü

6-7 çorba kaşığı yoğurt

1 diş sarımsak

4-5 sap dereotu

5-6 adet ceviz içi

Tuz

Yapılışı:

Kereviz çok çabuk karardığı için öncelikle yoğurdu hazırlayın. Yoğurdu derin bir kaseye alın. Dereotunu yıkayıp, kalın saplarından ayırarak ince ince kıyın, yoğurda ekleyin. Sarımsağı rendeleyip tuzla birlikte yoğurda ekleyin. Kerevizin kabuklarını soyup rendenin ince tarafıyla rendeleyin ve yoğurtlu karışıma ekleyerek iyice karıştırıp servis tabağına alın.

Üzerine bıçakla kıydığınız cevizleri serpiştirerek servis yapın. Cevizi salataya karıştırıp bekletirseniz salatanız kararacaktır. Güzel bir görüntü için servis esnasında eklemenizi tavsiye ederim.

AFİYET OLSUN 🙂

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Görüşleriniz benim için oldukça değerli.

%d blogcu bunu beğendi: