Kefirli Yulaf Kepekli Krep

Yulaf Kepekli Krep

Dış görünüşümüz biz kadınlar için oldukça önemli. Fazla kilolar, bel ve kalçada birikmiş yağlar hepimizi rahatsız ediyor. Ancak bu kilolar dış görünüşümüzden ziyade içeride de bazı işlerin yolunda gitmediğinin göstergesi. Belimizin etrafında birikmiş yağlar, iç organlarımızın yağlandığını gösteriyor. Bu da çeşitli sağlık sorunlarını beraberinde getirecektir. Kilo sorununa sadece estetik bir sorun olarak bakmamalıyız. Şok diyetler ile verdiğimiz bir kaç kilo aynada kendimize baktığımızda bizi mutlu edebilir ama sağlığımız estetik kaygıların önüne geçmeli diye düşünüyorum.
Sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemi uzmanlarca sürekli vurgulanıyor. Sebzenin bolca tüketildiği, bakliyatların eksik olmadığı, yeterince et ve balığın pişirildiği sofralar elbetteki sağlıklıdır. Sabah kahvaltılarını atlamayıp güne bir yumurta, peynir, bolca zeytin ve yeşillikle başlamak sizi hem tok tutacak hem de tüm gün zinde olmanızı sağlayacaktır. Yanında ekmek yemeden bile!
Yulaf kepeği ile yapılmış bu krep güne sağlıklı ve zinde olarak başlamak için oldukça uygun. Günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı atlamak gerek. Ben kahvaltı yapmadan evden çıkmayanlardanım. Yarım saat uykunuzdan feragat ederek sağlam bir kahvaltı yaptığınızda gün içerisindeki halinize oldukça şaşıracaksınız. Dışarıdan alınan simit ve poğaçalarla kuru kuru geçiştirilen kahvaltı öğünü sayesinde hem tüm gün enerjisiz kalacak, hem de sonraki öğünlerde doymak bilmeyeceksiniz. Sağlıklı beslenmenin en önemli kuralı kahvaltıyı atlamamak.

Yulaf Kepekli Krep

Malzemeler:
1 yumurta
1 çay bardağı kefir
3 çorba kaşığı yulaf kepeği
1 çay kaşığı kabartma tozu
Tuz
Karabiber
Yapılışı:
Yumurtayı bir çimdik tuz ile çırpın. Tüm malzemeyi biraraya getirip karıştırın. Karışımı oda sıcaklığında yarım saat kadar bekletin. Yapışmaz tavaya bir damla yağ döküp peçeteyle silin ve tavayı iyice ısıtın. Karışımdan bir çorba kaşığı alıp tavaya dökün. Üzerinde bir kaç tane kabarcık oluşunca diğer tarafını çevirin. Pişen krepleri sıcak olarak servis yapın.

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: