Karnabahar Çorbası

Merhaba,
Çok keyifsiz bir o kadar da üzüntülüyüm. Gülücükler saçtığım yazılarımdan biri olmayacak ne yazık ki bu.
6 şehidimizi daha dün toprağa verdik. Ruhları şaad olsun. Bu hafta çok kötü bir haftaydı. Halen kendimde değilim. Bitsin artık, son olsun bu.
Bakıyorum hayat olağan akışında devam ediyor. Şehitlerimiz 2 dakikalık bir habere sığdırılıyor. Ama o ailelere nasıl bir ateş düşüyor, kimsenin umurunda değil. Artık milletçe kanıksadık bu durumu. Aa tüh tüh yine şehit varmış denilip herkes işine gücüne bakıyor ardından.
Ne yazık ki!
Hani herkesin umurunda değil dedim ya; şimdi sadece şehitlerimizi  yazsam kimsenin ilgisini çekmeyecek. Bari bir tarif vereyim de belki yazımı okuyan biri şehitlerimize bir Fatiha okur.
Malzemeler:
1 küçük karnabahar (500 gr kadar)
1 adet soğan
1 adet patates
1 adet havuç
100 ml (yarım kutu krema)
1 çorba kaşığı tereyağ
Pulbiber
Karabiber
Tuz 
Yapılışı:
Karnabaharı çiçeklerine ayırıp yıkayın. Soğan, patates ve havucu soyun ve küçük küçük doğrayın.
Derince bir tencereye bu malzemeleri alın ve üzerini geçecek kadar su ekleyip, sebzeler yumuşayana kadar pişirin. Sebzeler piştikten sonra blenderdan geçirin. Bu aşamada damak zevkinize göre çorbanın koyuluğunu ayarlayın. Eğer koyu ise sıcak su ekleyip birkaç taşım daha kaynatın. Diğer yandan bir tavada tereyağını eritip baharatları ekleyip kavurun. Krema ve tereyağlı karışımı çorbanıza ekleyip iki taşım kaynattıktan sonra çorbanızın altını kapatın.
AFİYET OLSUN

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Karnabahar Çorbası” için 14 yorum

  • 24 Mart 2012 tarihinde, saat 19:58
    Permalink

    Allahdan rahmet dileyip Fatiha okumaktan baska elimizden ne gelir ki.. Allah o ailere yardim etsin. Cok aci..
    Eline saglik olsun canim..
    Sevgiler..

    Yanıtla
  • 24 Mart 2012 tarihinde, saat 20:14
    Permalink

    ellerine saglik canim cok guzel gorunuyor, karnibahari cok severim corbasida harika olur

    bu arada tum turkiyenin basi saolsun acimiz gercekten cok buyuk

    Yanıtla
  • 24 Mart 2012 tarihinde, saat 20:48
    Permalink

    Mutfak dili haklısın canım elden birşey gelmiyor. Ama benim üzüldüğüm duyarsızlığımız 🙁
    Teşekkür ederim.

    Öznurcuğum Allah razı olsun canım. Çok teşekkürler.

    Yanıtla
  • 24 Mart 2012 tarihinde, saat 20:55
    Permalink

    Selamlar arkadaşım şehitlerimizin mekanı cennet olsun ailelerine sabır versin bir an önce dursun törör de kim durdurucak ateşe düşdügü yeri yakıyo biz sadece haberleri izlerken vah vah deyip başımız sag olsun deyip başka elimizden gelen bişey yok şehitleri aileleri gerçekden nasıl geçiniyo ne yapıyolar bilmiyoruz askerimize polisimize kuvvet versin.Karnıbahar çorbanda nefis gözüküyo ellerine saglık canım

    Yanıtla
  • 24 Mart 2012 tarihinde, saat 20:56
    Permalink

    Şehitlerimiz için ne desek, ne yazsak az Nazlı’cığım. Her birine kendi kardeşim, evladım gibi yanıyorum ama elden birşey gelmiyor. Her birinin mekanı cennet olsun. Her Şırnak haberinde de yüreğim ağzıma geliyor inan. Allah hepinizi korusun…

    Çok öptüm, sevgiler:)

    Yanıtla
  • 24 Mart 2012 tarihinde, saat 21:03
    Permalink

    Nazlı’cım şehitlerimizin mekanı Cen
    net olsun.Rabbim ailelerine sabır ver
    sin.Çorban harika ellerine sağlık sev
    giler.

    Yanıtla
  • 24 Mart 2012 tarihinde, saat 21:04
    Permalink

    yöresel yemek ve örgü merhaba canım hoşgeldin.. dediklerinde çok haklısın canım. Keşke hiç olmasa, keşke ocaklar sönmese.. Ama bizim elimizden birşey gelmiyor, gelenlerde hiçbir şey yapmıyor maalesef 🙁

    Aslı ablam beni tanıyan, burada olduğumu bilen herkes senin gibi merak ediyor. Allah razı olsun hepinizden.. Hayırlısıyla bitirecegiz günleri kazasız belasız.

    Yanıtla
  • 24 Mart 2012 tarihinde, saat 22:38
    Permalink

    canım benim ben senin şırnakda olduğunu bilmiyordum! askerlerimiz için üzülmemek mümkünmü söylenecek çok söz var ama hiç bir şey yok…! ellerine sağlık ayrıca.. sevgilerimle..

    Yanıtla
  • 24 Mart 2012 tarihinde, saat 22:43
    Permalink

    deryacığım çok sağol canım. teşekkür ederim.

    yemekbiraşk 7 aydır burada yaşıyorum tatlım. hayırlısıyla bitireceğiz günlerimizi. bendende kocaman sevgiler..

    Yanıtla
  • 24 Mart 2012 tarihinde, saat 22:43
    Permalink

    :((
    rabbim şefeatlerine nail eylesin bizleri.
    nice ocaklara ateş düşecek daha,yetmedi mi bu aclar:((

    Yanıtla
  • 26 Mart 2012 tarihinde, saat 07:17
    Permalink

    aman ya insan sadece bakakalıyor öylece ateş düştüğü yeri yakıyor ama ateş yayılıyor mu bir yandan…
    hayat bir şekilde devam edecek işte… : ((

    Yanıtla
  • 27 Mart 2012 tarihinde, saat 13:44
    Permalink

    28 MART-28 NİSAN tarihleri arasında

    http://www.marifetane.com/ yani ben ev sahibeliği yapacağım…

    Bildiğiniz gibi çay kahve bahanedir çoğu zaman,dostlarla,arkadaşlarla,dertleşmek,görüşmek için.bir çoğumuz sevdiğimiz bir arkadaşımıza ziyarete giderken “hadi çayı koy” geliyorum diye gideriz,yada müsaitsen “sabah kahvesine geleceğim” deriz…

    Çünkü o sohbet muhabbet kuru kuruya olmaz,tamam tatlı dil güler yüzde gereklidir,hatta suratı sirke satan bir ev sahibi size bal baklavada ikram etse orda çok kalmak istemezsiniz öyle değilmi,ordan ayrılmak için sabırsızlanırsınız….

    “Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse akrabasına iyilik etsin. Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!”

    Muhammed Mustafa (s.a.v)

    Ve yukarıdaki güzel hadis-i şerifi sizlerle paylaşıp,evlerinize gelen misafirlerinize,eşinize,çocuklarınıza,yada bu dünya hanesinde en güzel misafir benim deyipte kendiniz için hazırlamış olduğunuz birbirinden güzel tariflerinizi,ikramlarınızı sayfalarınızdan almaya geleceğiz 🙂

    Tariflerinize “çay,kahve bahane” etkinliği için Marifetane (Elif Hatice) ye gönderiyorum yazıp bana haber verirseniz,büyük bir zevkle gelip tariflerinizi alıp

    http://www.marifetane.com/ adresimde yayınlayacağım 🙂

    Son olarak arkadaşlar,her zamanki gibi etkinliğimize herkes davetlidir,(lütfen davetiye götüremediğimiz arkadaşlarımız kırılmasınlar)

    Yanıtla
  • 31 Mart 2012 tarihinde, saat 20:41
    Permalink

    Çorbayı geçiyorum, kaseye bayıldımmmm 🙂 Nazlı ya senin şu profilinde yazan 657 🙂 akşam akşam bizi bizden aldı 😉 eşimle epey gülüştük, 657lileriz biz 😀 ellerine sağlık ….

    Yanıtla
  • 31 Mart 2012 tarihinde, saat 20:48
    Permalink

    Leylacığım kase benim öksüz doyuran kasem pek mesuduz onla 🙂
    Canım benim o kadar isteyipte sonunda 657 li olunca koca bi gülümseme oluyo insanda ister istemez 🙂

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: