İstavrit Tava ve Yeniden Merhaba…

Merhaba benim biricik geniş blog ailem. Size kucak kucak sevgi getirdim:) Geçen pazar akşamı Kayseri’ye geldim ancak çamaşırdı, temizlikti, işti derken ancak bu güne kısmet oldu yazmak.  İzine gittiğimi bilen, benden hayır dualarını eksik etmeyen, iyi dileklerde bulunan, soran arkadaşlarım hepinize çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız canım arkadaşlarım.
Tatilim çok iyi geçti. Ailemle birlikte dolu dolu 14 gün geçirdim. Havanın soğuk olması ve gittiğimin 2. haftası kar yağışlı olduğundan genellikle evdeydim. 7 aylık hasretin ardından 14 gün az gelmiş olsada şükürler olsun ki evime gidebildim. 
Aslına bakarsanız sizi ve blogumu çok özlediğim için izin günün olan bugünümü uzun uzun yazı yazmaya ayırmak istiyordum ama işte akşamdan beri bana ızdırap çektiren başımın ağrısı yüzünden yazamıyorum. En kısa zamanda telafi edeceğim söz:)
Bu istavritide canım babacığım yaptı bizim için. Balık temizlendikten sonra çokta bir işi yok. Sadece kızartırken çıkan balık kokusunu tahammül etmemiz gerekiyor:) Ben balık kokusuna tahammül edemediğim için balık tava yapmadan önce bir hayli düşünüyorum.
İstavrit tava için 1 kg istavriti alıyorsunuz. İster kendiniz isterseniz balıkçıya temizletiyorsunuz. Mısır ununa biraz tuz koyup karıştırıyorsunuz ve balıkları bir güzel mısır ununa buluyoruz ve biraz yağ koyduğumuz tavada önlü arkalı pişiriyoruz.
AFİYET OLSUN:)

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

İstavrit Tava ve Yeniden Merhaba…” için 23 yorum

  • 05 Şubat 2011 tarihinde, saat 19:43
    Permalink

    Sonra afiyetle yiyoruz:))
    Hoşgeldin canım babacığının ellerine sağlık.Bu aralar bende blogumla pek ilgilenemiyorum.En içten sevgilerimle…

    Yanıtla
  • 05 Şubat 2011 tarihinde, saat 19:57
    Permalink

    hoşgeldin Nazlı’m 🙂
    özlemiştik artık:)
    şükür kavuşturana değil mi:)
    aileni memleketi gördün geldin:)
    yediğin içtiğin senin olsun anılarını anlat bize:) yada hepsini anlat:)
    öpüyorum balım:)

    Yanıtla
  • 05 Şubat 2011 tarihinde, saat 20:36
    Permalink

    hoşgeldin:)
    en çok istavrit balığını severim tab ki bu haliyle.
    afiyet olsun.
    sevgiler.

    Yanıtla
  • 05 Şubat 2011 tarihinde, saat 20:39
    Permalink

    Fatoş canım günler kısa eve gelince yemek telaşı ardından evle ilgilenince pek vakit kalmıyor anlıyorum seni.

    Denizciğim sağol canikom. Anlatacağım inşallah ancak fazla bir malumat yok evde sıcacık sobanın başında oturmaktan başka:)

    Yeşim hoşbuldum canım.

    Yanıtla
  • 06 Şubat 2011 tarihinde, saat 01:01
    Permalink

    canımhoşgeldin ne güzel ailenle beraber güzel vakit geçirmişsiin.

    balıklar çok nefis duruyor. bizde yarın (artıkpazar oldu) yapmayı planlıyoruz inş.

    ellerine sağlık…

    Yanıtla
  • 06 Şubat 2011 tarihinde, saat 18:03
    Permalink

    Canım,
    hoşgeldin,sefalar getirdin. Aileyle hasret gidermek her şeye değer. Babacığının ellerine sağlık. nefis görünüyor balıklar.
    Başının ağrısıda hemen geçsin inşallah.
    Sevgiyle kal.

    Yanıtla
  • 06 Şubat 2011 tarihinde, saat 19:03
    Permalink

    nazlı merhaba ve hoşgeldin.mutfak alışverişi yaparken bir balıktan iki peynirden anlamıyorum.yani şöyle balık ya da peynir hakkında aldığı balık ya da peynirin tuz seviyesini bile ölçebilecek engin bilgiye sahip insanlara gıpta ile bakıyorum.keşke bir getirse de sırf ayıklama pişirme işi bana kasla:)
    of ne güzeldir bab evi..şımarma yeri..insna daha bir raa daha sorumluuğu yok halde hissder kendini:)
    tekrar hoşgeldin..babacığının ellerine sağlık,afiyet olsun

    Yanıtla
  • 06 Şubat 2011 tarihinde, saat 22:01
    Permalink

    hoşgeldin sefalar getirdin ellerine sağlık bir de yanına salata daha ne olsun

    Yanıtla
  • 06 Şubat 2011 tarihinde, saat 22:17
    Permalink

    nazlımmm,
    bu sene hiç istavrit yapmadığımı farkettim.nefis yapmışsın.
    ellerine sağlık.
    sevgilerimle canım

    Yanıtla
  • 07 Şubat 2011 tarihinde, saat 09:30
    Permalink

    öncelikle güzel dileklerin icin tesekkür ederim canim ….

    ne güzel memeleketi görüp geldin darisi basima diycem ama nerde:((

    babaninda ellerine saglik size güzel bir ziyafet sofrasi hazirlamis dogrusu sevgiler hayirli bir hafta dilerim

    Yanıtla
  • 07 Şubat 2011 tarihinde, saat 15:49
    Permalink

    Hoşgeldin Nazlı..
    Balıklar o kadar nefis görünüyor ki, çıtır çıtırlığı buradan belli:). Babanın ellerine sağlık, zilere afiyetler olsun..
    Sevgilerimle:).
    aslı

    Yanıtla
  • 07 Şubat 2011 tarihinde, saat 16:36
    Permalink

    Hoşgeldin,tatil gibisi yok.. Ne iyi yapmışsınız.. Balıkta şahane gözüküyor,ellerine sağlık..

    Sevgiler.

    Yanıtla
  • 08 Şubat 2011 tarihinde, saat 00:08
    Permalink

    arkadaşım iyiki doğmuşsun.iyiki arkadaşım olmuşsun.gönlünce yaşayacağın nice yaşların olsun inşallah…
    ben minik pastaya bayıldım açıkçası.ayrıca marifetinin bilmiyoruz değil ya.sen istesen neler yaparsın.migren çok kötü bilirim ben de eşimden.sağlık sıhhat versin rabbim.sevgiler arkadaşım

    Yanıtla
  • 08 Şubat 2011 tarihinde, saat 00:12
    Permalink

    Oyy canımsın benim sen. Benim tatlı arkadaşım iyiki tanımışım seni. Çok teşekkür ediyorum gönlü güzelim.
    Amin canım Amin Allah’ım eşinede şifalar versin. Öpüyorum.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: