İncir Uyutması

 

incir uyutması2

Merhaba herkese,

Bir önceki yazımda şekerin ne olduğundan ve zararlarından bahsetmiştik. Buna kısaca bir giriş yaptık diyebiliriz. Anlatılacak o kadar çok şey var ki!

Hayatımdan şekeri mümkün mertebe çıkardıktan sonra hayat benim için daha çekilir hale geldi diyebilirim. Öncelikle bir rahatsızlığım olmadığını belirteyim. Tek derdim daha sağlıklı bir hayat sürebilmek. Yaklaşık 5 aydır şekersiz çay ve kahve içiyorum. Beyaz ekmeği hayatımdan tamamiyle çıkardım. İlk iki ay ağzıma hiç ekmek sürmedim, hiç aramadım. Hiç aç kalmadım. Yazın verdiği avantajla bol bol sebze tükettim. Zeytinyağlı yemekler, et yemekleri ve yanında bolca salata, cacık vs. ile çok düzgün öğünlerim oldu. Canım tatlı isteyince (ki aşırı severdim çikolatayı) kuru kayısı ve kuru incir yedim. Zaman geçtikçe canım daha az tatlı ister oldu.  Bunun getirisi ne oldu diye sorarsanız eğer, öncelikle 4-5 kg kadar verdim. Bel çevrem inceldi. Yemekten sonra uykum gelmiyor, ardından canım tatlı çekmiyor. Nefes nefese kalmıyorum merdiven çıkarken birde.İş yerinde öğlen yemeğinden sonra uykum gelir, ardından saat 3-4 gibi deli gibi karnım acıkırdı. Çikolataya saldırırdım hemen, yiyince aşırı mutlu olurdum ama 1 saat sonra aynı mide kazıntısı ve açlıktan baş dönmesi olurdu. Bunların hepsi geride kaldı artık. Kendimi çok daha iyi hissediyorum.

Önce herkes beni bir garipsedi. Çünkü fazla kilom yoktu ve sağlıklıydım. İnsanlara göre sağlıklıysan eğer sağlığına özen göstermek gereksizdir. Ne zaman ki hastalanırsın o zaman başlar diyetler, dikkat etmeler. Sağlıklı besleme ile ilgili kitaplar okuyup, araştırmaları inceledikçe şekerden artık nefret eder hale geldim. Öğrendiklerimi çevremdekilerle paylaştım ve paylaşmaya devam ediyorum. Ben vücuduma böylesi bir zararı bile bile veremem deyip beslenme düzenimi tamamen değiştirdim. Hal böyle olunca bol bol hamur işi pişiren ben bıçak gibi kestim yapmayı. Bir süre hiçbir şey pişirmedim. Ne yapacağımı, nasıl yapacağımı bilemiyordum çünkü. Sonra araştırmalarım başladı, okumaya aynı hızla devam ettim. Şekersiz yaşamak zorunda olan kişilerin neler yediğini öğrenmeliydim. Nasıl oluyordu da hayatlarından şekeri çıkarabilmişlerdi? Şekere alternatif ama tadı güzel ve tatlı olan bir şeyler pişiriyorlar mıydı? Sorularım cevapsız kalmadı, insan yeter ki yapmak istesin her şeyin altından kalkabiliyordu. Bulduğum tarifleri denedikçe mutlu oldum. Evet tam benim istediğim gibilerdi ve ben artık ne yapmam gerektiğini yavaş yavaş öğrenmeye başladığımdan kafamda alternatif tarifler canlanmaya başlıyordu. Bu iş olacaktı ve hiçte zor değildi.

Geldiğim bu noktada bir çok şekersiz tarifim oldu. Zaman içerisinde öğrendiklerimi ve öğreneceklerimi paylaşmaya devam edeceğim. Birazdan tarifini paylaşacağım incir uyutması da tamamen şekersiz yapılıyor. Kuru incir şeker katmaya gerek olmayacak şekilde tatlı yapıyor tadını…

Kaynak: Mutfak Sırları

 Malzemeler:

4 su bardağı süt

10-15 adet kuru incir

1 çay kaşığı arçın

Yapılışı:

Bir kaseye incirleri alın ve üzerini geçecek kadar kaynar su ekleyip yarım saat kadar bekletin. Bekleyen incirlerin saplarını keserek  kesme tahtası üzerinde küçük küçük doğrayın. Sütü bir tencere alın ve kaynatmadan kenarlarından hafif kabarcıklar çıkana kadar ısıtın, altını kapatıp kenara alın.  Elinizin dayanabileceği sıcaklığa gelen süte incirleri ve tarçını ekleyip blenderdan geçirin. Tamamen pürüzsüz hale gelen karışımı kaplara paylaştırın ve soğuyana kadar oda sıcaklığında bekletin ve ardından buzdolabına kaldırın. Soğuyup mayalanan tatlınızı dilediğiniz şekilde servis edin.

Not: Eğer 10 adet incir kullanırsanız daha hafif, mus kıvamında bir tatlı; 15 adet incir kullanır iseniz daha yoğun ve biraz daha şekerli bir tatlı elde edersiniz.

AFİYET OLSUN 🙂

 

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: