Hakime Hanım Çiftliği

Hakime Hanım Çiftliği Şampuan

Gıda konusunda oldukça hassasım. Ne yediğimi, içeriğini ve nereden geldiğini bildiğim, iyi ve güvenli gıdaya ulaşmaya çalışıyorum. Çoğu zaman bunu başarıyorum. Sosyal medya sayesinde tanıdığım, müşteri ilişkisinden de öte bir arkadaşlık, dostuluk kurduğumuz üretici ve satıcılar var. Onlar sayesinde, tavsiyeleri ile tanıştığım bir çok güzel ve güvenilir marka oldu. Hakime Hanım Çiftliği de onlardan biri. Türkiye’ nin ilk kadın hakimlerinden biri olan Nefise YÜCEKÖK’ ün emekli olduğu 1968 yılında kurduğu çiftlik, şimdi üçüncü kuşak tarafından işletiliyor. Çiftlik İzmir/Urla’ da. Atalık tohum ve fidanlarla, gübre ve tarım ilaçlarından olabildiğince kaçınarak iyi ve doğal tarım uygulamaları ile yetiştiriyorlar ürünlerini. Böyle bir hassasiyetle üretim yapan yer çok fazla yok ne yazık ki!

Çiftlikten ilk kez mandalina siparişi verdim ve tadına doyamadık eşimle. Çok uzun zamandır böylesine güzel kokan ve bu kadar lezzetli mandalina yememiştim. Keşke üç değilde altı kilo sipariş verseymişim dedim. Mutfağa gidip gelmektense, salonda masanın üzerine koca bir kase koydum ve bitene kadar yedim. Ürünleri sadece mandalina değil tabi. Zeytinyağı, enginar, kekik, sakız ağacı ve benim de kullandığım kişisel bakım ürünleri.

Hakime Hanım Çiftliği Sıvı Sabun

Tarım ile uğraşırken insan ve doğaya karşı gösterdikleri hassasiyeti, girdikleri yepyeni bir alan olan kişisel bakım ürünlerinde de gösteriyorlar. Bunu tam bir ay önce aldığım ürünlerini kullanarak gördüm. Sipariş verirken zaten oldukça kaliteli ve insan sağlığına zararlı hiç bir kimyasal içermeyen ürünleri satın aldığımı biliyordum. Yalnız acaba cildime uyar mı diye tereddüt etmedim değil. El sabunu ve duş jeli için sorun yoktu ama şampuanın saçıma uymama ihtimali vardı. Ürün zeytinyağı içeriyordu ve benim saçlarım çok çabuk yağlanıyordu.

Saçıma şampuanı ilk sürdüğüm anda küçük bir şok yaşadım. Ufacık bir miktarı ile aşırı köpüren şampuanlara alışmış biri olarak bu şampuan köpürmüyordu. Saçımı duruladım ve ikinci şoku yaşadım. Saçlarım temizlenmişti,  ve mis gibi kokuyordu, inanamadım. İlk yıkama yorum yapmak için oldukça erkendi ve kullanmaya devam ettim. İlk başlarda saçımı kuruttuğumda biraz ağırlaştığını fark ettim ama kesinlikle yağlı değildi. Fazla değil bir kaç yıkama sonra saçlarım ve ben tamamen şampuana alıştık. Hatta saçlarımı ikinci kez şampuanladığımda biraz bekletiyorum maske gibi. Bir aylık kullanım sonunda şunları söyleyebilirim; saçlarımın öbek öbek dökülmesi sadece bir kaç tel olacak şekilde azaldı. Kesinlikle çok güzel kokuyor ve tamamen saçlarımı temizliyor, sanki saç derim nefes alıyor artık. Beni en çok korkutan şey olan yağlanma meselesi ise diğer şampuanlardan farklı değil, saçlarım sadece yıkadığım gün temiz oluyor. Yani zeytinyağlı diye saçımı yağlandıracak diye bir şey söz konusu değil.

Hakime Hanım Çiftliği

 Duş jeli de hafif ve temiz kokusuyla beni mest etti. Sadece kokuları değil elbet hoşuma giden; ürünler kesinlikle insan sağlığına zararlı paraben, petrol türevleri, formaldehit, propilen glikol, lanolin, likit parafin, SLS/SLES gibi maddeler  içermiyor.

Hakime Hanım Çiftliği Duş jeli

 

Söylemeden geçmem olmaz ben lavantayı çok severim. Lavantalı her şeye de bayılırım doğal olarak. Sitede sıvı sabun iki çeşitti, biri lavantalı diğeri normal. Tabii tercihim lavantalıdan yana oldu. Sabun öyle güzel ve net bir şekilde lavanta kokuyordu ki inanamadım. Şimdiye kadar lavantalı denen bir çok şey denemiş olmama rağmen ben bu kadar güzel, net ve insanı baymayan başka bir lavantalı ürün denemedim. Sıvı sabun da benden tam not aldı.

Ayrıca siparişimle beraber yanında iki adet seyahat boyu vücut losyonu da göndermiş Emine Hanım denemem için. Ben banyodan sonra vücut losyonu kullanamıyorum. O yapış yapış his ve mis gibi açılmış gözeneklerin tıkanmasından hoşlanmıyorum. Bu vücut losyonunun böyle bir etkisi olmadı. Çok yumuşak bir şekilde ciltte yayıldı ve bir daha hissedilmedi; hissedilen mis gibi kokusu ve yumuşacık bir cilt oldu.

Ürünlere nereden ulaşabilirim, ürünler hakkında ayrıntılı bilgiyi nereden alabilirim derseniz Hakime Hanım Çiftliğinin satış sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Memnun kaldığım ve güvendiğim ürünleri paylaşmaya devam edeceğim. Sevgiyle kalın.

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Görüşleriniz benim için oldukça değerli.

%d blogcu bunu beğendi: