Fırınlanmış Balkabağı Çorbası

Fırınlanmış Balkabağı Çorbası

Balkabağı çorbasının tatlı olacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu çorba bir süzme mercimek çorbası tadı ve kıvamında. Kabak tatlısı yapmak için aldığınız kabaklardan bir miktar ayırın ya da sırf bu çorbayı yapmak için balkabağı alın. Balkabaklarını fırınlamanız ise çok daha güzel tat verecektir. Soğan, sarımsak ve biberiyenin fırından yaydığı mis gibi kokuya karşı koyamayacağınıza eminim.

Favorimiz her zaman anne yapımı tarhana çorbası olsa da, mevsim sebzelerini kullanarak birbirinden farklı ve besleyici çorbalar yapmayı seviyorum; özellikle de sevilmeyen sebzeleri kullanarak.

Malzemeler:

500 gram soyulmuş dilimlenmiş balkabağı

1 adet soğan

2-3 diş sarımsak

4 çorba kaşığı zeytin yağı

1 adet patates

1 adet havuç

Bir kaç dal taze biberiye

Tuz

Karabiber

1 su bardağı süt kreması

image

Yapılışı:

Yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine dilimlenmiş kabakları yayın. Soğanı dörde bölün ve kabuğunu soyduğunuz sarımsaklarla beraber tepsiye koyun. Üzerine zeytin yağını gezdirin, tuzunu, karabiberini ve biberiyeleri ekleyin. 200 derece fırında yarım saat kadar fırınlayın.

Fırından çıkan sebzeleri biberiye hariç tencereye alın ve üzerini 3 parmak geçecek kadar su ekleyip kaynamaya bırakın. Patates ve havucun kabuklarını soyun ve küçük küpler halinde doğrayın, tencereye ekleyin. Tüm malzeme yumuşayınca ocağın altını kapatın ve çorbayı blenderdan pürüzsüz olana kadar geçirin. Eğer kıvamı istediğinizden koyu olursa istediğiniz kıvamı alana kadar biraz daha sıcak su ekleyebilirsiniz.En son süt kremasını ekleyin ve iki dakika daha kaynattıktan sonra sıcak olarak servis edin.

AFİYET OLSUN 🙂

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Görüşleriniz benim için oldukça değerli.

%d blogcu bunu beğendi: