Fırında Tulum Peynirli Yumurtalı Ekmek

Fırında yumurtalı ekmek

Mutlu ama çok mutlu bir cuma gününden herkese merhaba. Hava ısınmış, güneş açmış, hafta neredeyse bitmiş, bir de bugün doğum günümmüş. Mutlu olmamak için hiç bir neden yokmuş.

Ben bu otuzlu yaşları çok sevdim. Otuz yaş sendromu diye bir şey duymuştum ama ben onu hiç yaşamadım. Sadece yirmi bilmem kaç derken daha kibar çıkan ses, otuz deyince dolu dolu çıkıyordu ağızdan. Onun dışında yaş alıyorum diye hiç üzülmedim ben. Her yaşın ayrı bir güzelliği, her dönemin ayrı bir olgunluğu var elbet. Yirmili yaşlardaki hayatın ne getireceğinin belirsizliği, okullar, mesleğe ilk adım, yeni bir hayat kurma sancıları çoktan geride kalmış; hayat artık dinginleşmiş oldu otuzlu yaşlarla birlikte. Yirmili yaşların heyecanı, uçarılığı, siyah ve beyazı geride kaldı, yavaş yavaş griler ön plana çıkmaya da başladı. Artık kendimden eminim, istediğim her şeyi yapabilme gücünü buluyorum kendimde. Kendimi daha çok seviyor ve beğeniyorum. Yaşadıklarım ve tanık olduklarım çok şey kattı ve hala daha beni büyütmeye devam ediyorlar. Bana güzel geldin otuz, inşallah hep böyle gidersin; hoş geldin otuz bir.

Fırında tulum peynirli yumurtalı ekmek

  Kendi ekşi mayamı yaptıktan sonra ekşi mayalı ekmeği o kadar sevdim ki hiç beyaz ekmek yemedim o günden bugüne ve hiç aramadım. Eşim ekşi mayalı tam buğday ekmeğini sert bulduğundan zaman zaman alırdı ama bu duruma da el koyduğumu söyleyebilirim:) Geçen günlerde Tekirdağ’a ailemin yanına giderken mayamı besleyip dolaba kaldırdım. Geldiğimde mayayı tekrar besleme, kendine getirme aşamaları tabii ki bir kaç gün aldığından mecburen beyaz ekmek aldık eve. Zaten sabah kahvaltısında yediğim bir dilim haricinde ekmek tüketmiyorum. Öyle alışmışım ki ekşi mayalı ekmeğe beyaz ekmeği yiyemedim, oldukça lezzetsiz geldi. Bundan sonra da tat alamayacağımı tahmin ediyorum.

Pazar kahvaltıları bir çoğumuz için çok özel. Hafta içinin koşturmacasından sonra tüm ailenin bir araya geldiği pazar kahvaltılarına paha biçemeyiz. Özenle hazırlarız kahvaltıyı ve muhakkak farklı bir şeyler sunmak isteriz. Bu tarif de bayat ekmekleri değerlendirmek ve kahvaltıyı lezzetlendirmek için oldukça uygun.

Malzemeler:

1 adet ekmek

4 adet yumurta

4 çorba kaşığı su veya süt

Tulum peyniri

Pul biber

Maydanoz

Yapılışı:

Fırını 200 dereceye ayarlayın. Ekmekleri ince dilimler halinde dilimleyin. Yumurtayı derin ve geniş bir kapta çırpın ve suyu ekleyerek karıştırın. Ekmek dilimlerinin her yerini yumurtaya bulayın , yağlanmış veya fırın kağıdı serilmiş  fırın tepsisine dizin. Tulum peynirini çatalla ezin ve istediğiniz miktarda ekmeklerin üzerine yerleştirin. Pul biber serpiştirin ve maydanoz ile süsleyin. Önceden ısıtılmış fırında 10 dakika kadar pişirin. Eğer daha çıtır isterseniz 5 dakika daha bekletin. Fırından çıkardığınız ekmekleri sıcak olarak servis edin.

AFİYET OLSUN 🙂

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Fırında Tulum Peynirli Yumurtalı Ekmek” için 2 yorum

  • 09 Şubat 2015 tarihinde, saat 18:17
    Permalink

    Nazlıcım 30 lu yaşlar gerçekten keyifli ve hayatı daha çok anlayarak geçiyor.40 olunca iş biraz acıklı bir hal alıyor 🙂 Bu arada çayın yanında bu ekmekleri her türlü yerim, acımam.

    Yanıtla
    • 10 Şubat 2015 tarihinde, saat 13:22
      Permalink

      30lu 40lı yaşlarında olanlar biz küçükken ne kadar büyük ve hatta yaşlı gelirdi bize. Aslında o yaşlar bize ne kadar yakınmış. Zaman su gibi geçip gidiyor, hakkını vererek yaşamak en güzeli. Keşke yapabilsek Deryacım. Kocamannn sevgiler 🙂

      Yanıtla

Görüşleriniz benim için oldukça değerli.

%d blogcu bunu beğendi: