En Vefalı Dostum Kitap

Bu kadar uzun bir ara vermek niyetinde değildim. Sanırım ben sıkıntılarını paylaşabilen bir blog yazarı değilim.
Keyfim yerinde değilse yazamıyorum ya da yazsam da bir iki keyifsiz satırla geçiştiriyorum ki bu hiç yapmak istemediğim birşey.
Yoğun geçen iş günleri, izinsiz geçirilen bir hafta sonu ve amcamı kaybetmiş olmanın derin acısı uzaklaştırdı beni blogumdan.
Fotoğrafını düzenleyip taslaklara kaydettiğim haşhaşlı açma tarifim hala beklemede.
Beni silkeleyip kendine getiren sevgili arkadaşım Zeliha‘nın asla hayır diyemeyeceğim mimi.
Bir de o kadar kibar ki kendisi, işlerin yoğun biliyorum ama seni mimledim yazmış.
Teşekkür ederim Zelihacığım beni de unutmadığın için.
Kitapların benim için ne anlam ifade ettiğini anlatmam için bir hayli uzun yazmam gerekir.
Kısaca kitaplar benim vazgeçilmezim; kitaplar benim kaçışım, kitaplar benim sessiz sığınağım.
Çocukluğumdan beri ne bulduysa okuyan biriydim ben. Hep çok sevdim okumayı. Okul zamanlarımda biriktirdiğim harçlıklarımla kitap alır, eve gitmeyi bekleyemeden minibüste kitaba dalardım. Üniversitede iken okuduğum kitap yüzünden ineceğim durağı kaçırmışlığım çoktur.
Her doğum günümde arkadaşlarım bana kitap almış olsun lütfen diye dua etmişliğimde. 
Kitap okuma alışkanlığımı kazanmamda babamın gerçekten iyi bir okuyucu olması önemli bir faktör. Babamın kitapları arasında kendimi kaybettiğim, Rus klasikleri ile apayrı bir dünyaya adım attığım zamanlarda gerçekten küçük bir çocuktum.
Üniversite sınavına hazırlanırken bile kitap okumak için her zaman vakit buldum. Edebiyat dersinden her dönem 5 alışım, Türkçe netlerimin her zaman full e yakın olmasının sebebi hep okuduğum kitaplardı.
Bu yüzden kendi kardeşime ve çevremdeki benden yaşça küçük kardeşlerime ve öğretmenlik yaptığım dönemlerde öğrencilerime her zaman kitap okumalarını önerdim, onlara kitaplarımı hediye ettim.
Kardeşimin üzerinde etkili olamadım ama en azından bir kaç kişi üzerinde etkim olmuştur diye düşünüyorum.
İnsanın üzerinden zaman geçse bile asla unutamayacağı anlar vardır ya işte benim 10 gün önce kaybettiğim amcam ile ilgili böyle bir anım var.
Bana hediye edilen ilk kitabı rahmetli amcam almıştı. Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre’ si. O kadar mutlu olmuştum ki! Bir çırpıda okuyup bitirmiştim. 
Yukarıda ki fotoğraf benim tv sehpamın altında ki minik kitaplığımın fotoğrafı. Kitap sayısı ve çeşidi sürekli değişen kitaplığıma baktıkça mutlu oluyorum. 
Yeni kitaplar alıyorum, okuduklarımı arkadaşlarımla paylaşıyorum, bazı kitaplarımı baş ucumdan ayıramıyorum ve kendimi kitap alma konusunda engelleyemiyorum.
Mimin sorularına gelecek olursak:
1) Hangi şekilde kitap okumayı seversin?
Her yerde her zaman kitap okurum ben. Çünkü kitabım ya baş ucumdadır ya da çantamda.
Yatmadan önce, yolda, görev esnasında her yerde her zaman kitap okuyabilirim. İlla ki sessizlikte aramam kitap okumak için. Çünkü ben kitaptan ilk okuduğum cümle ile birlikte o kitabı yaşamaya başlarım, çevremde ne olup biter farkına bile varmam.
2) Hayalindeki kütüphane nasıl olmalı?
Her yıl taşınan biri olarak tüm kitaplarımı muhafaza ettiğim bir kitaplığım mevcut değil. Kimi kolilerde, kimi baba evinde, kimi de benim minik kitaplığımda.
O yüzden tüm kitaplarımı görebileceğim, onları zaman zaman sevebileceğim, yanında huzur bulabileceğim bir kütüphanemin olmasını çok isterim.
3)Kitaplar ile ilgili güzel sözler paylaşır mısın?
Kitapsız bir ev, ruhsuz bir vücut demektir. Cicero
İçinde birşey bulunmayacak kadar kötü bir kitap yoktur. Balzac
Bütün kitaplarımı severim, sevmeseydim yazmazdım. Aziz Nesin
Kitaplar sessiz öğretmenlerdir. Gellius
Benden bu kadar dostlar. Mimi isteyen herkes benden alıp yayınlayabilir, ben kimseyi mimlemiyorum.
En kısa zamanda bir tarifle karşınızda olmak üzere, herkese mutlu günler diliyorum.

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

En Vefalı Dostum Kitap” için 7 yorum

  • 14 Şubat 2013 tarihinde, saat 22:47
    Permalink

    basınız sağolsun canım.. ruhu şaad olsun..:( sabırlar dilerim..
    kitapla ilgili olarak; doğru söze ne gerek 🙂
    sevgiler nazlıcım..

    Yanıtla
  • 14 Şubat 2013 tarihinde, saat 22:57
    Permalink

    ÇOK SAMİMİ VE GÜZEL BİR MİM OLMUŞ
    KİTAP SEVEN HER HALİNDEN BELLİ OLUYOR
    BU GÜZEL BİR HASTALI
    HAYIRLI AKŞAMLAR

    Yanıtla
  • 15 Şubat 2013 tarihinde, saat 00:12
    Permalink

    Nazlım, başınız sağ olsun :(((
    Rabbim Rahmetiyle muamele etsin İnşaAllah…
    Nasıl heyecanlandım uzun aradan sonra senden post görünce can kuzum.
    Şuan bende Aşkın Gözyaşlarında kayboluyorum.
    Birazdan yine onunla birlikte uykuya dalacağım İnşaAllah…
    Hayırlı geceler Nazlı kuşum…

    Yanıtla
  • 15 Şubat 2013 tarihinde, saat 00:23
    Permalink

    Canım başın sağolsun, Allah geride kalanlara uzun ömürler versin. Seni sevgiyle kucaklıyorum

    Yanıtla
  • 15 Şubat 2013 tarihinde, saat 01:50
    Permalink

    Canım öncelikle başınız sağolsun Rabbim sabırlar versin:(Mekanı cennet olsun.Mim cevaplarında kitaplara olan sevgin de hepsi çok güzel kitaplar gerçek dostlarımız haklısın canım ,sevgilerimle bir de özletme kendini fazla canımm tamam mı.

    Yanıtla
  • 21 Şubat 2013 tarihinde, saat 21:17
    Permalink

    Üzüldüm şimdi,bilmiyordum amcanı kaybettiğini..
    Rabbim mekanını cennet etsin,geride kalanlara sabırlar versin inşAllah..
    Kitaplarına hayran kaldım,sendeki bu okuma aşkı beni de okumaya itiyor.
    Sağol,varol sen..

    Yanıtla

** ZEL ** için bir cevap yazın Cevabı iptal et

%d blogcu bunu beğendi: