Ekşi Mayalı Yoğrulmayan Ekmek

 

Yoğrulmayan Ekmek

 Seneler önce bir yoğrulmayan ekmek furyasıdır gidiyordu. Tabi o zamanlar bloğum yok, ayrıca ekmek yapmak için cesaretim hiç yok. Tarifleri okuyorum kafam karışıyor, bir de bekleme süresi yok mu hele o tümden hevesimi kırıyor. Gel zaman git zaman ben bir blog açıyorum, bildiklerimi paylaşıyorum. Bu arada daha da fazlasını öğreniyorum. Artık ekmek yapmaya başlıyorum ufaktan önce ekmek makinesiyle. Sonra gıcık oluyorum ne oluyorsa makineye vazgeçiyorum ekmek yapmaktan. Elde yoğurmaya başlıyorum yeniden ve daha çok seviyorum. Hamur elimden kayıp giderken mutlu oluyorum. Ara ara ekmek yapmaya devam ediyorum. Sonra ekşi mayalı ekmekleri görüyorum birbirinden güzel. Çocukluğum geliyor aklıma, yediğim o lezzetli ekmekler. Yapmalıyım diyorum ama o cesaretsiz yanım ağır basıyor bir süre. En sonunda yapmaya karar veriyorum ekşi mayayı. Önce olmadı diye üzülüyorum sonra birden mayam yüzümü güldürüyor. Şimdi henüz kendisine bir isim koymadığım ekşi mayamla 2,5 aydır beraberiz. Neredeyse her hafta sonu bir ekmek yapıyorum. Her yaptığım bir öncekinden daha güzel oluyor. Maya oturuyor, ekşiyor hem de ben biraz daha öğreniyorum ekmek yapmayı. Ekmek yapmak sabır işi. Ekşi maya ile büyük bir sabır işi. Çok nazlı kendileri. Buluttan nem kapan bir yapıları var. Ama bir kere dillerini söktünüz mü sizi hiç üzmüyor.

ekşi mayalı ekmek

 Ekmek aynı parmak izi gibi. Yapılan hiç bir ekmek birbirinin aynısı değil. O kadar çok etken var ki ekmeği etkileyen! Kullanılan unun kalitesi, ortam sıcaklığı, su, pişirilen kap, mayalama süresi bunlardan sadece bir kaç tanesi. Her un birbirinden farklı olduğu için su tutma kapasiteleri de bir değil. Her aldığım yeni un ekmekte kullandığım suda oynama yapmama sebep olabiliyor. Ben taş değirmende öğütülmüş tam buğday ununu tercih ediyorum, marketteki tam buğday unlara göre biraz daha su kaldırıyor.

Ekmeğin pişirildiği kapta çok önemli. En güzel ekmeğin döküm tencerede piştiğini söylüyorlar. Henüz denemedim ama toprak kaplarda da ekmeğin güzel olabileceğini düşünüyorum. Ben kapaklı borcamda pişiriyorum ekmeklerimi. Baton kek kalıbında üzerini alüminyum folyo ile kapatarak pişirdim ama onu da pek sevmedim. Muhakkak kapaklı olmalı ekmeği pişirdiğimiz kap. Kapak içeride buhar yaparak istediğimiz çıtır kabuğu veriyor bize. Evdeki fırınlarımızda ne yaparsak yapalım o buharı yakalayamıyoruz. Benim buhar için en sevdiğim ve başarılı bulduğum yöntem fırının tabanına buz küplerinden atmak.

Ekşi Mayalı Yoğrulmayan Ekmek

 

Malzemeler:

3 su bardağı ve 2 çorba kaşığı tam buğday unu

2 su bardağı su

2 çorba kaşığı tam buğday ekşi mayası

1 tatlı kaşığı tuz

Yapılışı:

3 su bardağı ve 1 çorba kaşığı unu derin bir kaba alın ve ortasını açın. İçine maya ve suyu koyun. Ortadaki kısma değdirmeden sadece unun üzerine tuzu dökün. Bir kaşıkla (silikon spatula tercih edin) ortadan başlayarak karıştırmaya başlayın. Un su ile tamamen karışınca üzerini streç film ile kapatıp oda sıcaklığında bekletin. Hamur kabaracak ve üzeri göz göz olacak. Normalde yoğrulmayan ekmek 18 saat kadar bekletilir ancak ekşi maya ile yaptığımız için çok fazla ekşimemesi için 13 saat kadar beklettim. Mayalanan hamura 1 çorba kaşığı un katıp spatula ile hamuru yeniden karıştırın. Ekmek kabınıza uygun ölçüde kestiğiniz yağlı kağıdı elinizle buruşturun ve kaba yerleştirin. Hamuru spatula ile yoğurduğunuz kaptan, pişireceğiniz kaba alın ve üzerini kapatın. Yeniden oda sıcaklığında mayalanıp kabarana kadar bekletin. Fırını 220 dereceye ısıtın ve kapağı kapalı şekilde 30 dakika pişirin. Bu sürenin sonunda kapağını açın ve buz küplerini fırının tabanına doğru atın. Yaklaşık 20-25 dakika daha pişirin. Pişen ekmeği fırından alın ve kabından çıkararak bir beze sarın ve soğumasını bekleyin. Ekmeği soğumadan keserseniz ezilir; ben fotoğraf çekebilmek için biraz sıcak kesmek durumunda kaldım. Ayrıca muhakkak tırtıklı ekmek bıçağı ile kesin ekmeğinizi.

AFİYET OLSUN 🙂

 

 

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Ekşi Mayalı Yoğrulmayan Ekmek” için bir yorum

Görüşleriniz benim için oldukça değerli.

%d blogcu bunu beğendi: