Domates Konservesi Nasıl Yapılır?

kışlık domates konservesi

Merhaba,

Kış hazırlıklarında sıra domates konservesinde. Bu kez daha pratik bir yolla yaptım. Kabuklarını soymadan rondodan geçirdim. Vitamini kabuğunda derler ya hani, işte biz o kabukları ziyan etmedik bu sefer.

Kaynama süresini saymazsanız tüm hazırlık ve kavaonozlama işlemi yarım saati ancak buluyor. Vaktin her dakikası kıymetli olunca, her işi planlı yapmak zorunda kalıyor insan ve en pratik nasılsa öyle yapmaya çalışıyor. Bu yüzden konserveyi bu şekilde hazırlamayı oldukça sevdim.

Şimdiye dek hazırlıklarını yapan yapmıştır ama benim gibi geçe kalanlar için ve önümüzdeki sene yapmak isteyenler için hazır dursun tarif.

Size şimdiden kolay gelsin:)

Malzemeler:

4 kg taze, eziksiz domates 🍅

Derin ve geniş bir tencere

Mutfak robotu

Kavanoz ve kapakları

Yapılışı:

Domatesleri güzelce yıkayın ve sap kısımlarını kesin. Domatesler taze olmalı, ezik, çürük olmamalı. Büyüklüğüne göre ikiye ya da dörde bölerek, kabuklarını soymadan mutfak robotunda püre haline getirin. Tüm domatesleri püre yaptıktan sonra tencerede orta ateşte kaynamaya bırakın.

Diğer yandan kavanoz ve sağlam hatta mümükümse yeni kapakları derin ve su dolu tencerede 10 dakika kaynatarak steril edin. Tahta kaşık yardımıyla temiz bir havlu üzerine çıkarın, kurumaya bırakın.

Domateslerin suyu uçup koyulaşana kadar kaynatın. Sıcakken hemen kepçeyle tencereden alıp kavanozları boyunlarına kadar doldurun. Kapakları çok sıkı kapatıp ters çevirin ve bir gece böyle bekletin. Ertesi gün kaldırdığınızda kapaklarda şişme yoksa konserve olmuş demektir. Eğer kapaklarda şişme, atma varsa, kavanoz sızdırıyorsa konseveniz olmamış demektir, atın çöpe, kesinlikle tüketmeyin.

Uzun sürede tüketilecek konservelerde pastörizasyon işlemi yapmak iyi olur. Bunun için geniş bir tencerede kavanozların boyunu geçmeyecek kadar suda yaklaşık 15 dakika kavanozları kaynatın.

Konserveler hazır. 😋 Afiyet olsun.

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Görüşleriniz benim için oldukça değerli.

%d blogcu bunu beğendi: