Başka Türlü Bir Hayat Mümkün mü?

network marketing

Var mı aramızda maaşlı işim benim ve ailemin tüm ihtiyaçlarını karşılamasının yanında rahat bir hayat yaşamama yetiyor diyen? Çocuğumun okul masrafları benim için sorun değil, istediğim okula gönderiyorum, istediğim şekilde derslerine takviye yaptırabiliyorum diyen?

Ödenmeyi bekleyen kredi kartları ve bankalara kredi borcu olmayan var mı? Borçlanmadan ev/araba sahibi olan var mı?

Yok. Hepimiz aynı durumdayız. Bir çıkış yolu arıyoruz ve bulamıyoruz. Sabah yataktan sürünerek kalkarak, isteksizce gittiğimiz ve yollar da dahil 12 saatimizi geçirdiğimiz ama bize ne maddi ne de manevi olarak asla yeterli olmayan işlerimiz var.

Patronumuza çalışıyoruz, biz süründükçe o zengin oluyor. Biz köle gibi çalıştıkça birileri zengin oluyor. Hangi patron “sen benim yanımda 10 yıl çalış, bu sürenin sonunda benim sahip olduğum gibi bir işe sahip olacaksın” diyor? Aksine çalıştıkça daha da çalışmanızı isteyen, özlük haklarınızdan, mesai ücretlerinizden kısan, öğlen yemeklerinde değil enerji almak, doymak bile mümkün olmayan yemekler sunan (o bile iyi bir ihtimal) patronlarımız var.

Bu gidişata DUR diyemez miyiz? Mesai saatlerini kendimizin belirlediği, patronları zengin etmek için çalışmayacağımız, yaptığımız işi çocuklarımıza miras bırakabileceğimiz bir işimiz olamaz mı?

Özellikle en ağır işi yapan ama karşılığında maddi bir kazanç beklemeden gece gündüz mesaisiz çalışan ev hanımları, hemen her gün bir komşunuzla yaptığınız kahve sohbetlerinin size para kazandıracağını söylesem?

Asgari ücretle ev geçindirip, kira verip, çocuk bakmaya çalışan beyler artık bu sizin kaderiniz değil desem?

Artık hayatı birlikte omuzlanarak tüm maddi sıkıntılarımızı birlikte çözeceğiz, var mısın?

Varsan bana muhakkak ulaş.

yemekcininmekani@hotmail.com

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Başka Türlü Bir Hayat Mümkün mü?” için 2 yorum

  • 19 Ağustos 2015 tarihinde, saat 09:39
    Permalink

    başka türlü hayat mümkünmü başlıklı yazınızla ilgili size ulaşmak istiyorum.

    Yanıtla

Görüşleriniz benim için oldukça değerli.

%d blogcu bunu beğendi: