Atatürk Orman Çiftliği

Merhaba,
Pazar sabahı kahvaltımızı yaptık, boynumuza fotoğraf makinamızı astık ve Atatürk Orman Çiftliğine gittik.
Eşimin işinden ve benim orayı çok sevdiğimden dolayı sık sık yolumuz düşüyor Çiftliğe.
Uzun zamandır aklımda olan ayrıntılı bir yazı yazma fikri için ise havaların biraz ısınması bekledim, hem gezmek hem de fotoğraf çekmek çok daha rahat olacağı için.

Bahar gelmesiyle beraber her yer çiçek doldu farkındasınızdır.
Bende çiçekleri çok sevdiğimden balkonumuza birkaç tane çiçek almak istedim.
Ben birkaç tane diyorum ama çiçekleri görünce çıldırdık, iki kasa minik fidan ve 7 adette saksı çiçeği aldım 🙂
Eve gelince balkonda peyzaj çalışmamızı yaptık tabi, her yer toprak oldu gerçi.
Fidelerin tanesi 50 kuruş. 30 tane falan almışızdır sanırım 🙂
Bu çiçekleri de çok sevdim ama balkonda asacak yerim olmadığından alamadım.
Aslanağızlarını görünce aklıma çocukluğum geldi.
Bahçemizde bolca olan bu çiçeklerle oynar, ağızlarını açıp kapatırdık 🙂
Çeşit çeşit çam ağaçlarını, meyve ağaçlarını gördükçe bahçeli ev özlemimiz daha da arttı.
Bunlarda iç kısımdaki saksı çiçekleri.
Buradan da bir sardunya, kalanşo çiçeği, afrika menekşeleri ve adını hatırlayamadığım ev içi minik bir ağaç aldık.
Oradan Atatürk’ ün Selanik’ te doğduğu evin aynı plan ve ölçülerinde yapılan Atatürk Evi’ ni gezdik.
İçeride fotoğraf çekimi yasak ama buraya tıklayarak sanal bir gezintiye çıkabilirsiniz.
Son durağımız ise katkısız ve hilesiz Çiftlik ürünlerinin satıldığı marketti.
Süt ürünleri katkısız ve taze. Hem de piyasada satıldığından daha ucuz burada.
Şarküteri reyonunda illerin meşhur lezzetlerini bulabilirsiniz.
Siirt fıstığı her zaman Antep fıstığından daha lezzetli gelmiştir bana 🙂
Sebze kuruları, reçeller, marmelatlar…
İşte benim en sevdiklerim…
Cam şişelerde günlük sütler ve 5 litrelik paketlerde yanında köy yoğurdu mayasıyla birlikte satılan sütler.
Kefir ve yoğurt mayalamak için aldım bunlardan.
Cam şişede satılan günlük sütün litresi 2,35 tl.
Meyve kuruları.
İşte yine en sevdiklerimizden…
Nar, üzüm, hardaliye, gilaburu, vişne… ne ararsanız var bu reyonda 🙂
Piyasada alınabilecek tek bal Çiftlik balı.
“AOÇ hilesiz ve nefis gıda maddeleri üretmekle görevlidir. ” Mustafa Kemal ATATÜRK
Ankara bu çiftliğe sahip olduğu için çok şanslı. Yalnız yeterince kıymetinin bilinmediğini, gerekli özenin gösterilmediğini düşünüyorum.
Çiftliğin kocaman arazisi köstebek tarlasına dönmüş, sürekli çalışmalar var, yollar hep iş makinalarıyla dolu.
Eski çiftlik ve yeni çiftlik arasında bir hayli fark var. Atatürk Orman Çiftliği ile ilgili internetteki görselleri incelediğinizde bu farkı bariz şekilde göreceksiniz.
Biz millet olarak elimizdekinin kıymetini kaybettikten sonra anlarız.
AOÇ’ ye de gözümüz gibi bakmalıyız. Atamız’ dan yadigar, pek kıymetli, ülkemizde eşi benzeri olmayan çiftliğimize sahip çıkmalıyız.
Elimiz kolumuz dolu olduğu için Müze ve Sergi Salonunu gezemedik.
Hem fidanlık hem de market aslında oldukça kalabalıktı. Ben hem alış veriş yapıp hem fotoğraf çekmeye çalıştım. Fotoğraf çekerken en büyük korkum insanları rahatsız etmek. O yüzden büyük bir dikkatle fotoğraflamaya çalıştım elimden geldiğince.
Benden şimdilik bu kadar. Umuyorum ki faydalı bir yazı olmuştur merak edenler için.
Edit: Burada Çiftliğin satış mağazası yok diye üzülmeyin. Atatürk Orman Çiftliği Satış Mağazasına online olarak aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.
Sevgiler.

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

10 thoughts on “Atatürk Orman Çiftliği

  • 21 Nisan 2014 at 13:48
    Permalink

    Sevgili arkadaşım bu yazı ve fotolar iyi geldi bana da çoktandır Ankara da olmamıza rağmenbir türlü gidemedik, havaların ısınmasını bekliyoruz: çünkü en kısa zamanda torunumu Sevgili Atamın yattığı yer Anıtkabire birde kopyası olması özelliği taşıyan evine götüreceğim. Onun emanetini ne kadar koruuyabiliyoruz tartışılır. AOÇ ürünlerini bizde genellikle tercih ederiz. bu güzel yazı için çok teşekkürler ,sevgiyle kal..

    Reply
    • 21 Nisan 2014 at 13:58
      Permalink

      Havalar iyiyken gezmek çok daha iyi tabiki, bizim şansımıza da pazar günü hava güzeldi.
      Ne güzel böyle torununuzla gezip görmek, çok şanslı bence 🙂
      Yazıyı beğendiğiniz için çok mutlu oldum, çok teşekkür ederim.

      Reply
    • 21 Nisan 2014 at 14:39
      Permalink

      Çok teşekkür ederim beğeniniz için. Bende sizi severek takip ediyorum 🙂
      Evet burada çok fazla çeşit var ve diğer satış noktalarına nazaran fiyatlar daha uygun.
      Giderseniz eliniz kolunuz bir hayli dolu dönebilirsiniz 🙂
      Sevgiler.

      Reply
  • 21 Nisan 2014 at 17:00
    Permalink

    Nazlıcım, ne güzel anlatmışsın. İnsanın tüm çiçekleri alıp eve götüresi geliyor… Çok keyifli bir yer gerçekten…. Ayrıca fotoğrafların da çok güzel çıkmış 🙂 Ben hazırlıksız gittiğimden cep telefonuyla çekmiştim 🙂 Çok güzel fotoğraflamışsın…
    Umarım daha çok kişiye ulaşır bu yazılar, Ankara’da gezilip görülecek, güvenle alışveriş yapılabilecek bir mekan daha keşfeder insanlar…

    Reply
    • 22 Nisan 2014 at 08:16
      Permalink

      Canım benim çok teşekkür ederim. Beğenmene çok sevindim.
      Fotoğrafların güzelliği değil önemli olan, yeter ki pek çok kişiye ulaşsın yazdıklarımız.
      Senin yazını da keyifle okumuştum ve ürünleri ayrıntılı anlatışına bayılmıştım 🙂

      Reply
  • 21 Nisan 2014 at 18:49
    Permalink

    İçim açıldı resmen,çiçekler nasıl güzell. Öyle özlemişim ki blog okumayı keyifle okudum .. Her pazar böyle güzellikler içinde geçsin.

    Reply
    • 22 Nisan 2014 at 08:20
      Permalink

      Pelincim keşke her pazar böyle geçse 🙂
      Çok teşekkür ederim güzel yorumun için..
      Özledik blog yazmayı da okumayı da.. Çok ayrı kaldık..

      Reply
  • 22 Nisan 2014 at 07:34
    Permalink

    Ben de severim AOÇ’yi.Dediğin gibi ağaçlarını kesip yok etmeye çalışmasalar daha iyi olacak.Satış mağazasına gelince insan içinde kendini kaybediyor .Sevgiler 🙂

    Reply
    • 22 Nisan 2014 at 08:22
      Permalink

      Deryacım insan gerçekten üzülüyor 🙁 AOÇ yi sevmemek mümkün mü?
      Koccamannn sevgiler 🙂

      Reply

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: