Ahşap Boyama…

Eşimle hafta izinlerimiz genellikle 3 haftada bir denk gelir. O yüzden birlikte evde olduğumuz günlerin kıymeti çok önemlidir bizim için. Planlar yaparız, herşeyi o bir güne sığdırmaya çalışırız. Hem evde beraber vakit geçirmek hemde dışarıya çıkıp dolaşmak arasında defalarca kaldığımız olmuştur. Mevsim yaz, havalar sıcak, günler uzun olduğundan dolayı; hem evde vakit geçirmeye hemde dışarıya çıkmaya yetiyor günümüz.

Cumartesi günü yine nadir denk gelen izin günlerimizden biriydi. Hem dolaşmak hemde alışveriş yapmak için dışarıya çıktık. Çarşıda dolaşırken ahşap malzemeler satan bir yeri gördü eşim. Dışarıya çeşit çeşit tepsiler, gazetelikler, sehpalar, ayna çerçeveleri koymuşlar. Bir an ikimizinde aklından aynı şeyler geçmiş. Dükkana girdik. Sağolsun dükkanın çalışanları bize çok yardımcı oldular. Çünkü daha önce hiç yapmadığımız gibi, hiç bir bilgimizde yoktu bu konuyla ilgili. Bir gazetelik, bir peçetelik, birde resim çerçevesi aldık. Tabiki gerekli boyalar, fırçalar ve vernikle beraber. Eve geldiğimizde ikimizde hiçbirşeye bakmadan işe koyulduk. Büyük çoğunluğu eşimin emeği olmaka beraber gazeteliği boyadık. İkimizde hem el emeği birşey ortaya çıkarmanın yanı sıra birlikte vakit geçirmeninde keyfiyle gazeteliğe bak kaldık. Mobilyamızla uyumlu bir gazeteliğimiz oldu:)

Nasıl yaptığımı anlatmak istiyorum ama kesinlikle bu konunun uzmanı değilim. Yani yaptığımız doğruda olmayabilir:) Eğer bir yanlış veya eksiğimiz varsa beni düzeltirseniz çok memnun olurum.

Önce sarı metalik boyayla orta kısımdaki elips şeklindeki yeri, geri kalan kısımları ise kahverengi akrilik boyayla boyadık. Ortadaki elips şeklininin üzerine kuruduktan sonra 2 kat çatlatma verniği uyguladık. O da kuruduktan sonra kahverengi akrilik boyayla tek kat boyadık. Biraz sonra çatlamış görüntü ortaya çıkmaya başladı. Geri kalan yerlerin kahverengi boyasının üzerine süngerle gelişigüzel sarı metalik boyayla dokundurduk. Tüm boyamız kuruduktan sonra üzerine komple vernik geçtik ve gazeteliğimiz bu şekilde oldu 🙂

Nazlı

1984 Tekirdağ doğumluyum. Son durağı Ankara olan bir memurum. 2010 yılından beri en güzel hobim olan bloğumu yazıyorum. Annesinin okuyor diye mutfağa sokmadığı; ama bir elinde elma, gözü hamurun kıvamında, yemeğin suyunda olan küçük bir kızdım. Kaçamak girdiğim mutfakta, annemin tarif defterinden kulak memesi kıvamında nişastalı kurabiye hamuru yoğurarak bulaştım bu işlere. Pişirdikçe sevdim, yedirdikçe daha çok pişirdim. Evlendim. Kendi mutfağımda pişirmekten daha da çok zevk aldım. Acemi halimle pişirdiklerimi sevdirdim, tarifler istendikçe mutlu oldum. Paylaşmayı seven yanım ağır bastı, bir anda blog yazmaya karar verdim. Hem içimi döktüm, hem hayatımı paylaştım hem de severek pişirdiklerim başka mutfaklarda da pişsin istedim. Pişirme aşkı, fotoğraf aşkıyla birleşince vazgeçilmez bir tutku oldu benim için. Tek dileğim, bu tutkuyla paylaştığım yemeklerimi sizin de mutfaklarınızda sevgiyle pişirmeniz.

Görüşleriniz benim için oldukça değerli.

%d blogcu bunu beğendi: